Posts Tagged ‘KOZMETİK’

Perfume Jewels kampüslerde!

Posted on 17 May 2012 at 5:03pm

Ülkemizin dört bir yanındaki üniversitelerin kampüslerini ziyaret eden Perfume Jewels, stantlarında bahar şenliklerine özel sürpriz hediyeler dağıtıyor! 

89 yıllık tecrübesi ile Türkiye‘de kokunun duayeni olarak kabul edilen Eyüp Sabri Tuncer, yeni jenerasyon markası Perfume Jewels ile üniversitelerin bahar şenliklerinde gençlerle buluşuyor. 25 Mayıs’a kadar üniversite öğrencileriyle buluşmalarına farklı kampüslerde devam edecek olan Perfume Jewels, yer aldığı üniversitelerde pembe Mini Cooper S aracı ile geziyor ve Perfume Jewels otomobilinde en güzel fotoğrafı çektiren kişiyi ya da grubu arıyor. Photojewels ödüllü fotoğraf yarışması 28 Mayıs’ta http://www.facebook.com/PerfumeJewels adresinde başlayıp, 15 gün sürecek ve 11 Haziran’da son bulacak.

 

Photojewels ödüllü fotoğraf yarışması ile sürpriz ödüller kazan

Üniversiteler arasında yapılacak olan Photojewels fotoğraf yarışmasında facebook.com/PerfumeJewels adresinde en çok beğeni alan birinci fotoğrafa iPad 3, ikinci fotoğrafa 2 kişilik 2 gece 3 gün Çeşme Sheraton tatili, üçüncü fotoğrafa 250 TL’lik Perfume Jewels  hediye çeki verilecek.

Ayrıca her üniversitede beğeni alan 1. fotoğrafın sahibine 100 TL, 2. fotoğrafın sahibine 75 TL, 3. fotoğrafın sahibine de 50 TL hediye çeki verilecek. Fotoğraflara oy vermek için http://www.facebook.com/PerfumeJewels adresini ziyaret etmek yeterli.

Öğrenciler Perfume Jewels kampüs turu esnasında Perfume Jewels standında loungejewels keyif köşesinde Perfume Jewels ürünlerini ücretsiz deneyebiliyor. Stanttaki stagejewels bölümünde ise diledikleri gibi dans edebiliyor.

8-9 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsünde, 10-11 Mayıs’ta ODTÜ yerleşkesinde, 14-15 Mayıs’ta Ege Üniversitesi Bornova Kampüsünde gençlerle buluşan Perfume Jewels kampüs turunda gelecek duraklar şunlar:

 

 

17-18 Mayıs Marmara Üniversitesi, Göztepe Kampüsü

19-20 Mayıs Boğaziçi Üniversitesi, Güney Kampüs

21-22 Mayıs Kocaeli Üniversitesi, Umuttepe Kampüsü

24-25 Mayıs Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Kampüsü

 

Permalink  |  Tagged with: ,

Şampuan ve duş jellerindeki kimyasal maddeler sağlığımızı etkiliyor mu?

Posted on 16 May 2012 at 11:33am

Şampuan ve duş jellerinde kullanılan köpürtücü ajanlar, hangi kaynaktan elde edildiğine bağlı olarak, cilt üzerinde zararlı etkiye sahip olabilir.

Amonyum Lauryl Sülfat (ALS) en yumuşak anyonik aktif bileşendir. Doğal kaynaklıdır; hindistan cevizi veya palm yağından elde edilir. Duş jellerinin ve şampuanların köpürmesine ve cildi ve saçı temizlemesine olanak sağlayan bir içeriktir.

Saçınıza veya cildinize suyla birlikte duş jelini veya şampuanı uyguladığınızda, Amonyum Lauryl Sülfat miseller oluşturur. Miseller kirli bölgeler üzerine sabitlenirler. Daha sonra su ile durulamada, kirler vücuttan uzaklaştırılır.

Yanlış anlamalara dikkat edilmeli!

Cosmetic Ingredient Review’un (Amerika’da kozmetik içeriklerin zararlarını değerlendiren kuruluş) yaptığı bir araştırmaya göre, ALS içeren 6.8 milyon şampuan kullanınımında yalnızca 6 tane yan etki belirlenmiştir (cillte kızarma ve alerjik reaksyon).

HERA (Human and Environmental Risk Assessment –Avrupa İnsan ve Çevre Risk Değerlendirme Kuruluşu) tarafından yapılan araştırmalar, Amonyum Lauryl Sülfat’ın ciltte toksik bir etkisinin olmadığını, kanserojen bir risk içermediğini ve ciltte hassasiyete neden olmadığını gösterdi.

Çevre açısından

HERA (Human and Environmental Risk Assessment – İnsan ve Çevre Risk Değerlendirme Kuruluşu) tarafından yapılan araştırmalar, aynı zamanda Amonyum Lauryl Sülfat’ın geri dönüşümlü olduğunu ve standart atık su yöntemiyle, %96-99 arasında bir parçalanma oranı bulunduğunu gösterdi.

Diğer maddelerle karıştırmayın!

Dikkat edilmesi gereken önemli bir konu, şampuan ve duş jellerinde yer alan diğer maddeler: Amonyum Laureth Sülfat(ALES), Sodyum Lauryl Sülfat (SLS) ve Sodyum Laureth Sülfat (SLES). Bu maddeler cilt için daha tahriş edicidir. Palm veya hindistancevizi yağı gibi doğal kaynaklardan elde edilmezler. Sülfürük trioksit ve klorosülfürük asitten oluşturulurlar. Cilt üzerinde alerjik reaksiyonların çoğuna neden olurlar ve cildin kuruyup tahriş olmasına yol açarlar.

 

Permalink  |  Tagged with:

Kadınlar için Epiten devrimi

Posted on 16 May 2012 at 11:18am

Cilt sorunları konusunda bitkisel çözümün markası BİODER, ‘istenmeyen tüyler’ sorununu kadınların hayatından çıkarmak için yeniliklere imza atmaya devam ediyor.

BİODER, bu sefer Türkiye’de ve dünyada bir ilki gerçekleştirerek, tüy azaltıcı bitkisel serum katkılı Epiten Ağda Devrimi’ni kadınlara armağan etti.

Tüy azaltıcı bitkisel serum katkısı ile sadece Türkiye’de değil, dünyada da bir benzeri olmayan BİODER Epiten Ağda Serisi, kadınlar için bir ağdadan çok daha fazlası. Epiten Ağda Serisi’ndeki Turunç ve Complex B bitkisel ekstreleri, cildi istenmeyen tüylerden temizlerken aynı zamanda tüylerin azalmasını ve geç çıkmasını sağlar.

Sadece eczanelerde satışa sunulan Epiten Ağda Serisi;

“Pratiklik önemli” diyenlere Sirli Bant Ağdaları,
Klasikten vazgeçmeyenlere Kavanoz Ağdaları,
Profesyonel Dokunuş isteyenlere de Roll-On Sir Ağdalarını,
sunarken, toplam12 farklı çeşidi ile tüm kadınları ‘Pürüzsüzlük Devrimi’ne davet ediyor.

Papatya ile nem ve rahatlığı hissedin.

Türkiye’de ilk ve tek ‘tüy azaltıcı ağda’ serisi olan BİODER Epiten; papatya, mavi-yeşil yosun ve melisa gibi bitkisel içeriklere sahiptir. Yapılan klinik testlerde, Epiten’in tüy sayısı ve çapında sağladığı azalma ve incelmenin yanı sıra, dermatolojik olarak da cilt ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Epiten Ağda Serisi cildi pürüzsüzleştirmekle kalmaz ayrıca, melisa ekstresiyle ile cildinizde antioksidan etki sağlarken, papatya ekstresi ile nemlilik ve rahatlık da kazandırır.

Almanya Dermatest Laboratuvarları’nda ve Türkiye’de önemli üniversitelerde yapılmış klinik test sonuçlarıyla etkinliği kanıtlanmıştır. Epiten Ağda Serisi düzenli olarak kullanıldığında;

· % 57 Tüy sayısında azalma,

· % 34 Tüy çıkışında gecikme,

· % 20 Tüy çapında incelme sağlar.

Permalink  |  Tagged with:

Lapiden markasının üreticisi GMP belgesi almaya hak kazandı

Posted on 16 May 2012 at 10:01am

Hijyenik kişisel bakım sektörünün lider firmalarından, lapiden markası ile kozmetik sektöründe marka olmuş Öz Kozmetik, İyi İmalat Uygulamaları ( GMP) çalışmaları ile kaliteli üretimini belgeledi.

1969 yılında faaliyetlerine başlayan Öz Kozmetik firması, 40 yılı aşkın sürenin verdiği tecrübe, müşteri mutluluğunu ve isteklerini ön planda tutarak oluşturduğu Lapiden tüy dökücü krem markası ile Türkiye’nin önde gelen kozmetik firmaları arasında olmayı başardı.

Yeni kozmetik yönetmeliği ile şart haline gelen İyi Üretim Uygulamaları (GMP) çalışmalarını Acar Kalite Danışmanlık firması ile tamamlayan Öz Kozmetik, GMP Belgesi almaya hak kazandı.

GMP Nedir?

GMP ( Good Manufacturing Practices ) başka bir deyişle İyi Üretim Uygulamaları ya da İyi İmalat Uygulamaları adıyla bilinen uluslararası bir standarttır.

Avrupa’ ya ihracat için GMP şart

Yenilenen Avrupa Kozmetik Yönetmeliği’ne göre 2013 yılında Avrupa pazarında dolaşım sağlayacak kozmetik ürünlerinin GMP standardına uygun şekilde üretilmiş olması gerekmektedir.

Öz Kozmetik etkin, verimli ve kaliteli ürünler için GMP uyguluyor

GMP (İyi İmalat Uygulamaları) sistemi ile üretim sürecindeki hataları, karmaşaları önceden engellemeyi başaran ve kaliteli ürün üretiminde sistematik çalışmayı başaran Öz Kozmetik, Acar Kalite danışmanlığı ile GMP belgesine kavuştu.

Baş denetçi görüşü

Konu ile ilgili açıklama yapan Acar Kalite Müdürü ve İş Güvenliği Uzmanı Selçuk GÜMÜŞ, gerekli denetimleri başarı ile tamamlayan Öz Kozmetik şirketinin aldığı GMP Belgesi ile rekabette ve kalitede rakiplerinden bir adım önde olduğunu söyledi.

Permalink  |  Tagged with: ,

Yaşlanmayı durdurun!

Posted on 15 May 2012 at 5:17pm


20 yıldır kadınlara her yaşta genç görünmeleri için ihtiyaç duydukları tüm yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerini sunan AVON’dan “ANEW Ultimate 7S Serisi”ne 2 yeni üye daha katıldı.

AVON’un devrim niteliğindeki PRO 7 Sirtuin Teknolojisi ile üretilen ANEW Ultimate 7S Emulsion Gece Kremi ve ANEW Ultimate 7S Serum cilde ferahlık kazandırırken yaşlanma belirtileri ile mücadele ediyor.

126 yıldır kadınların hayatını güzelleştirmek için çalışan, dünyanın önde gelen güzellik şirketi AVON’un sunduğu, kadınlara her yaşta genç görünmeleri için ihtiyaç duyduklarıtüm yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerini sağlayan ANEW Serisi, 20. yılında kadınlarıyenilikçi ürünlerle tanıştırmaya devam ediyor. AVON-ANEW mucizesini devam ettiren yenilikçi “ANEW Ultimate 7S Serisi”nden iki yeni ürün daha kadınların hayatında yerini alıyor.

Serum ile derin çizgi ve yaşlılık lekelerinin görünümüne karşı etkin mücadele

ANEW Ultimate 7S Serum,  yeni teknolojisi ile 7 gençlik proteinini harekete geçirmeye ve daha genç görünüm kazanılmasına yardımcı olur. Cilt bakımrutinine serum eklendiğinde, yaşlanma karşıtı bakıma hız kazandırır.

Emulsion Gece Kremi, aşırı kuru ve sıkılık kaybı olan ciltler için ideal

ANEW Ultimate 7S Emulsion Gece Kremi, cildin ekstra bakıma ihtiyaç duyduğu durumlarda, yüz ve boyun bölgesine geceleri uygulanır. 7 Gençlik proteinini harekete geçirmeye* aşırı kuruluk ve sıkılık kaybını önlemeye yardımcıdır.

Permalink  |  Tagged with:

Yüzünüzdeki yarayı makyajla kapatmayın

Posted on 14 May 2012 at 5:17pm

Makyaj malzemeleri, bilinçsiz kullanıldığında önemli sorunlara yol açabiliyor.

Uzmanlar, özellikle cilt yaralarının makyajla kapatılmamasını öneriyor. Makyajın iyi temizlenmemesinin de ciltte erken kırışıklığa sebep olduğu belirtiliyor.

Özel Bahar Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Bayram Börekçi, makyaj malzemelerinin cildi yıpratan kozmetik ürünler olduğunun altını çizerek bu ürünlerin, içerdikleri yağ oranından dolayı ciltteki gözenekleri tıkayıp, cildin nefes almasını önlediklerini söyledi. Börekçi, şöyle devam etti: “Özellikle yatarken mutlaka makyaj yıkanmalıdır. Deri bütünlüğünü bozan yara, sıyrık, enfeksiyon, egzama gibi bir durum varsa bu bölgelere makyaj yapmaktan kaçınmak gerekir. Aksi takdirde enfeksiyon gelişebilir ya da problemin daha da şiddetlenmesi söz konusu olur.”

Permalink  |  Tagged with:

Saçı kalınlaştıran, uzatan ürün var mıdır?

Posted on 11 May 2012 at 11:10am

Saçların uzamaması, çabuk kırılması birçok kadının ortak sorunudur.  Saç Sağlığı Uzmanı Burcu Çayözü “saçı kalınlaştıran ve uzatan ürün” sloganlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

 

 

Saçın uzama evresi her kişide farklı olmasına rağmen ayda ortalama 0,5-1,5 cm arası uzamaktadır. Erkeklerde saç uzama evresi daha hızlı iken kadınlarda daha yavaştır. Ancak kadınların saçı, erkeklere göre daha uzun süre büyüme evresinde kalır. Bu nedenle saçı beline kadar uzayan kişiler çoğunlukla kadınlardır.

Saç Sağlığı Uzm. (Trikolojist) Burcu Çayözü “saçı kalınlaştıran ve uzatan ürün” sloganlarının gerçekle ilgisi olmadığını belirterek konuyu akademik olarak şöyle açıkladı:

“Saçın uzama hızı-süresi; genetik ve yapısaldır. Saçı sadece omzuna kadar uzayan veya geçmiş dönemde uzadığı halde uzaması duran kişilerde bunun nedeni içsel ve dışsal faktörlere bağlı olabilir. Saçın kırılması ve kopması besin alımındaki soruna işarettir. Saçın kolay kırılması, kişinin iyi beslenmediği veya yeterli miktarda besin alamadığının göstergesidir. Bu durumda ilk olarak değerlendirilmesi gereken besin dengesi ve kan değerleri olmalıdır. Bunun yanı sıra saç derisi genel sağlığını yitirdiğinde (saç derisinde kepek- aşırı yağlanma oluşuyorsa) saç derisi tıkanıp saç yaşamsal fonksiyonlarını yavaşlatabilir. Bu durumda saç iyi beslenemez, uzama evresi ve dış kalitesi olumsuz etkilenir.”

Saçın dış kısmındaki sorunlar ürünlerle bir noktaya kadar onarılabilir. Saç Sağlığı Uzm. (Trikolojist) Burcu Çayözü, “İnce bir saçı kalınlaştıran veya daha hızlı uzatan bir ürün yoktur. Saçların dış kısmı ölüdür. Ancak saç eskiden sağlıklıysa ve kolay uzayabiliyorsa uzman yardımıyla eski kalitesine dönmesi sağlanabilir. Bu da ancak saç yapısının “saç çıkarken” sağlıklı olmasını sağlamakla mümkün olur. Kalıcı fark ancak yeni çıkan saçların sağlıklı olmasıyla elde edilebilir. Tüm saçlar yeni saçlarla yer değiştirmektedir. Önemli olan yeni gelen saçların, sağlıklı ve güçlü yapısının korunmasıdır” dedi.

Saçın sağlamlaşması için yapılması gerekenler

Saçın daha sağlıklı ve sağlam olması istendiğinde öncelikle protein açısından zengin ve dengeli beslenmek gerekir. Bununla birlikte kan değerlerinin iyi olmasına özen gösterilmelidir. Çayözü, bu konuda şunları söyledi:

“Demir ve kan değerlerinde (B-12, Biotin, Folik asit, Çinko) eksikliği olmamalıdır. Doğru sıklıkta ve kaliteli şampuanla yıkama, krem ve bakım ürünleri kullanmak saç yapısının güçlü kalmasına yardımcı olur. Saç derisinin temiz ve sağlıklı olması da kalitesi için önemlidir. Bu arada boya işlemlerini uzun aralıklarla yaptırmak faydalı olacaktır. Saçı sık boyamak zorunda olan kişilerin ağırlıklı dip boya tercih etmeleri ve saçın dış kısmını 3-4 ay aralıklı sürelerde tam boya yaparak boyamaları saçın kurumasını ve yıpranmasını önleyecektir. Ayrıca saça sık uygulanan fön, maşa ve düzleştiriciler gibi sıcak işlemler yıpratıcı etkiye sahiptir. Bu işlemleri sayıca azaltmak, sıcak işlemler öncesi saçın sıcağa dayanıklılığını artıran tonikler kullanmak faydalı olacaktır.”

Permalink  |  Tagged with:

Ten rengine göre allık nasıl seçilir?

Posted on 10 May 2012 at 5:14pm

Güzelliğin kusursuz olması muhteşem göz renkleri ya da dolgun dudaklarla ilgili değildir. Yüz kemiklerinizi vurgulamanız ve altın orana yakın bir hat çizmeniz önemlidir. Bunun için de allığı doğru uygulamak, cildinizin oluşturduğu gölgeleri vurgulayacak renkler seçmek gerekiyor.

 

 

 


Beyaz ten

Beyaz tenliyseniz cildiniz soğuk tonlarda demektir. Bu yüzden mat pembe, açık şeftali ve turuncuya yakın sıcak ara tonlu renkleri tercih edebilirsiniz. Kesinlikle bronz ve kahverengi ışıltılı allıklar kullanmayın.

Buğday ten
Türk kadınları genel olarak buğday tenlidir, ve Türk kadınları allık kullanmayı malesef bilmiyorlar! Buğday sıcak bir tondur ve kolaylıkla renklenebilir. Kırmızıya yakın allık tonları sadece buğday tenlilere yakışır. Şeftalinin her tonunu rahatlıkla kullanabilirsiniz. Saçlarınızda altın-kahve ışıltılar varsa bronz renkli allığı tercih edebilirsiniz.

Unutmayın, önemli olan allığın rengi değil; yanağınızdaki ışıltısıdır.

 

Bronz ten
Kiraz ve mürdüm tonları size çok yakışacaktır. Elmacık kemiklerinizin vurgulanmaya ihtiyacı varsa bu alana yoğun bronz allık da uygulayabilirsiniz. Bu durumda size genel olarak iki allık kullanmanızı öneriririz: Biri gölge, biri de renk için…

Turuncuya çalan şeftali tonları açık renk gözlü bronz tenlilere uygundur.

Sarı – yeşil Ten
Allığa en çok ihtiyaç duyan ten rengi budur. Aslında her rengin pembe tonlarını rahatlıkla kullanabilseniz de size en çok şeftalileri öneririz. Parlak ve hafif simli bir pembe allık da mükemmel etki katacaktır.

Permalink  |  Tagged with:

Hangi yaşta, nasıl bakım yapmalı?

Posted on 10 May 2012 at 5:04pm

Her kadının ihtiyaçları farklıdır. Zaman içinde değişen cildinizi kabullenerek doğru adımları atın, doğru bakımı uygulayın. Her yaşta harika görünebilirsiniz!

 

 

20′li yaşlarda cilt bakımı nasıl olmalıdır?

Sivilce ve siyah noktaların sıklıkla görüldüğü bu yaşlarda cilt güçlü, pürüzsüz ve gergindir. Özellikle alnın, burnun ve ağzın yan taraflarında sivilce topluluklarına sıkça rastlanır.Bu yaşta hormonlar düzene girmediği için cilt sorunları sıklıkla yaşanabilir. Ölü hücreler ayda bir kez, yerlerini yenilerine bırakmak üzere dökülür. Cildi temizlemek ve nemlendirmeye özen göstermek bu yaşlarda çok önemlidir. Özellikle sivilce ve siyah noktaların fazla olduğu durumlarda, doğru sabunu kullanmaya özen gösterilmelidir. En sık yapılan hata, cildin yağını fazlasıyla alan bir ürün seçmektir. Unutmayın, böyle bir durumda, sivilceler azalmak yerine artar. Çünkü, cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur. Kullanılan kremler, gözeneklerin fazla tıkanmasını önlemek için, hafif olmalıdır. Ayrıca, genç ciltte leke oluşmasına fırsat vermemek için, parfüm içermemelidir. Yağlı cilt tipinin sık görüldüğü bu yaşlarda güneş kremini seçerken, güneş koruma faktörünün (SPF) en az 15 olmasına çok dikkat edin.

30′lu yaşlarda cilt bakımına dikkat!
Otuzlu yaşlarda yavaş yavaş ciltte bazı sorunlar baş göstermeye başlar. Özellilkle göz çevresi, alın ve ağzın kenarlarında, ışıkta belli olan, ilk kırışıklıklar ortaya çıkar. Bu yaşlarda cilt yüzeyi artık eskisi kadar pürüzsüz değildir. Cildin devamlı hareket halinde olduğu bölgelerde ilk belirgin izler oluşur. Yeterince güçlü olmayan bir cilt, güneş ışınlarından fazlasıyla zarar görür. Bu yaşlarda cilt, ilk zayıflık belirtilerini göstermeye başladığından, zararlı UV ışınları, cildin orta tabakasına kolaylıkla geçebilir. Bunu önlemek için ne mi yapmalı? Yapmanız gerekenle rçok basit, ağızdan A, F ve E vitaminleri ile mineral preparatları alabilirsiniz. Bunun dışında, sabahları koruma filtresi içeren kremler, akşamları ise cildi nemlendirip onaran meyve asitlerinden faydalanılabilirsiniz. Bu yaşlarda normal ya da karma olan bir cilt, birden kuruyabilir. Hassas ciltler için hazırlanmış, bileşiminde rahatlatıcı ve dengeleyici maddeler bulunan, özel ürünler kurtarıcınız olabilir. Nemlendirici kremleri de ihmal etmeyin!

Siz 40, cildiniz 30 yaşında olabilir! Nasıl mı?
40 yaşında daha 30′unda göstermeyi kim istemez ki. 40′lı yaşlarda bunu başarabilmek için yapılabilecek pek çok şey var. Bu yaşlardaki cildin kolajen üretimi giderek azalır. Üst katman hala gücünü korusa da, iç kısımda bulunup, onu destekleyen esnek lifler biraz zayıf düşer. Bu durum, dıştan bakıldığında, yanaklarda ya da çenenin altında çöküntüler şeklinde görülebilir. Bazen de, cilt mat ya da solgun bir görünüm alır. 40 yaşına gelindiğinde, tıpkı vücutta olduğu gibi, yüzdeki kaslarda da çökmeler görülür. Bunun için yapmanız gerekenler var. Her gün ayna önünde yapılacak beş dakikalık bir yüz jimnastiği de mükemmel sonuç alabilirsiniz. Etkili bir diğer egzersiz de, çubuk şeklinde bir sakızı dişlerin arasına yerleştirip, bu şekilde çiğnemeye çalışmaktır. Uyurken yüzünüzün tek tarafında uyumayın, yüzünüzde kolaylıkla kırışıklıklar oluşabilir. Yine bu yaşlarda ağızdan alınacak, vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç duyabilirsiniz.

50′li yaşlarda nem dengesi çok önemli!
50 yaşından itibaren cilt, her geçen gün doğal nemini kaybetmeye ve kurumaya başlar. Bu nedenle ciltteli doğal nemi kuramak çok önemlidir. Bu yaşlarda limon, salatalık ve çiçek özlü kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bu kremler, cilt hücrelerine nüfuz ettiklerinde en az sekiz saat boyunca nemlilik ve esneklik sağlarlar. Bu tür kremlerin kullanılması, cildin nem kazanma sürecini hızlandırır.

50 yaş üstü onarıcı kremler kullanılabilir
Yaşın ilerlemesi, cildin doğal nemini büyük ölçüde kaybetmesi, kullanılan ilaçlar, geçirilen hastalıklar ve hava kirliliğinin de etkisiyle cilt kurumaya ve kırışıklıklar yoğunlaşmaya başlar. Bu yaş grubu tarafından kullanılacak nemlendiricilerin, cildi nemlendirmenin yanısıra, onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de bulunması gereklidir.

 

Permalink  |  Tagged with:

Geçici çözümleri bırakın…

Posted on 09 May 2012 at 5:47pm

Yazın gelmesiyle tatil hazırlıkları başladı. Kış aylarında kirpik ve kaşlarınızın daha güzel görünmesi için bulduğunuz geçici çözümler deniz suyu ve kum nedeniyle artık işe yaramayabilir. O yüzden kendi doğal kirpiklerinizle kalıcı çözümler arama zamanı…

İçeriğindeki aktif maddesi “Mükemmellik Ödülü” alan ÉEOSE Kaş ve Kirpik Serumu tam da bu ihtiyacınıza göre…  ÉEOSE’nin kalıcı etkisiyle her mevsim anlamlı ve güzel bakışlara sahip olun…

Yüksek performanslı aktif içeriği, Frost &Sullivan’dan Tüm Avrupa 2011 Kişisel Bakım Ürünleri arasında “Mükemmellik Ödülü” alan ÉEOSE Kaş ve Kirpik Serumu, gerçek kirpiklerinizin doğallığını bozmadan, daha uzun, gür ve dolgun kirpiklere sahip olmanıza yardımcı oluyor. Sadece 2 hafta sonra kirpiklerinizde gözle görülür bir etki görmeye başlayacağınız üründen tam olarak sonuç almanız için 1 kür yani 6 hafta kullanmanız gerekiyor.

Permalink  |  Tagged with:
Reklam

Daha Fazla

Arşiv

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031