Posts Tagged ‘diyet’

İyi sağlık için iyi yeme (Harvard Sağlık Bülteninden)

Posted on 18 May 2012 at 2:16pm

Televizyonunuzu açın, gazeteye bakın ya da bilgisayarınızı çalıştırın sağlık ve diyet hakkında bazı kafa karıştırıcı bilgilere mahkumsunuz. Bunun dikkatinizi bozmaya ya da  sizi pastaneye sürüklemesine izin vermeyin. Onun yerine anahtar gerçekleri hatırlayın:

  1. Yedikleriniz görünüşünüzü, enerjinizi ve rahatlığınızı ve hepsinin üstünde de sağlığınızı etkiler.
  2. Amerika yanlış yolda. Her üç kişimizden ikisi normalin üstünde ağır ya da obez. Diyabet ve yüksek tansiyon artışta. Kalp krizleri, inmeler ve kanser endişe verici ölçüde yaygın. Pek çok faktör bu karmaşık sorunlara katkıda bulunuyor ancak temel sorun basit: çok fazla yiyoruz, yanlış yiyecekleri seçiyoruz ve yeterince egzersiz yapmıyoruz.
  3. Bilim insanları hangi diyetin en iyi olduğunu biliyor (aşağıya bakınız). Ayrıntılar değişti, daha da değişmesi çok olası ancak anahtar gerçekler biliniyor.
  4. İyi beslenme bir ceza değil, bir fırsat. Neyin önemli olduğunu ve ne yapacağınızı bilirseniz, onu zevkli ve tatmin edici bulabilirsiniz. Ve eğer genel bir sağlıklı besin şekli oluşturabilirseniz sizin için en önemli olan ikramların tadını çıkarmak için bolca yer açabilirsiniz.

Hedefleriniz

Çoğu kişi için TCL tender lovin care’in baş harfleri ancak doktorlar için Therapeutic Lifestyle Changes diyet demek. TCL diyeti çoğu Amerikalı için sağlam hedefler sunuyor.

TCL Diyeti

Toplam kalori: Sağlıklı beden ağırlığına ulaşmak ya da korumak için egzersizle bağlantılı olarak ayarlanmıştır. Doktorunuz ya da beslenme uzmanınız kişisel olarak sizin kaç kalori alıyor olmanız gerektiğinin hesaplanmasına yardım edebilir.

Toplam yağ        : Toplam kalorinin %25 ya da 35’i

Çoklu doymamış yağ: Toplam kalorinin %10’una kadar

Tekli doymamış yağ: Toplam kalorinin % 20’sine kadar

Kolestrol: Günde 200 mg’dan az

Protein:Toplam kalorinin % 15’i kadar

Tıp Enstitüsü tavsiye eder:

Fiber: 50 yaş ve altındaki erkekler günde 38 gr

50 yaş ve altındaki kadınlar günde 25 gr

50’nin üstündeki erkekler günde 30 gram

60’nin üstündeki kadınlar günde 21 gr

Değişiklikler Yapma

İşte size hoşlanabileceğiniz sağlıklı bir diyet  için beş ipucu:

  • Yiyecekler konusunda farklı bir şekilde düşünmeyi öğrenin. Yıllar önce et ve patates Amerikan idealiydi. Şimdi biliyoruz ki sebzeler, meyvalar, tam tahıllar, kuruyemiş ve balık en iyisi.
  • Yeni tarifleri ve yemek planlarını deneyin ve üretici olup fırsatları yakalayın. Yeni diyetinizden korkacağınıza ondan keyif alın.
  • Yavaş değişin. 40 oluncaya kadar 40.000 yemek ve bunun yanı sıra çok fazla da abur cubur yemiş olacaksınız. Haftada bir çeşidi hedef alarak değişmek için kendinize zaman verin.

Kahvaltıyla başlayın, yumurta, jambon, donat, beyaz ekmek ya da bageldan yulaf ezmesine ya da kepekli tahıllara ve meyvaya geçerek. Eğer oturarak kahvaltı etmek için bir 10 dakikayı ayıramıyorsanız, donat ya da muffin yerine yüksek fiberli tahıllı bir kurabiye alıp gidin.

Sonra salataları, düşük yağlı yoğurt ya da düşük yağlı çökelek peyniri, tuna ya da fıstık ezmeli sandviçler ve meyvayla yaptığınız öğle yemeğiyle devam edin.

Tuzsuz fıstıklar, kuru meyvalar, meyva, ham sebzeler, Rye Krisp ya da Graham krakerleri atıştırın. Birkaç avuç kashi gibi tahıl gevreği ya da bir tahıllı kurabiyeyi yiyin.

Akşam için balık, derisiz tavuk, fasulye, kahverengi pirinç, tam buğdaylı hamur ve hiç kuşkusuz salataları ve sebzeleri deneyin.

Meyva ve düşük yağlı donmuş tatlılar yemek sonrası arzu edilen ikramlarıdır. Ve ara sıra bir kek, pay ya da çikolata     yemenin porsiyonlar büyük olmadıkça hiçbir yanlış tarafı yoktur.

  • Diyetiniz bakımından rahat olun. Asla mükemmel bir yiyecek bulamayacaksınız. Tabağınızdaki her şeyin yüksek bir amacı olması gerekmez. Zevklerinizi ve tercihlerinizi hesaba katın.  Eğer kızarmış biftek en sevdiğiniz yiyecekse onu yemeniz uygundur ancak onu Pazar günü ikramı yapın, günlük temel yiyecek yerine. Tercihler sizin ve daha iyi sizin genel diyetidir, daha fazla “yer açarak” arzularınızı şımartabilirsiniz.
  • Uzun vadeli bir resminiz olsun. Bazen hata yaparsanız ya da aldanırsanız  moralinizi bozmayın. Her yemek için endişe etmeyin, her ağız dolusu için ise daha da az. Besinsel zirve ve eksileriniz eğer genel diyet şekliniz sağlamsa dengelenecektir.
Permalink  |  Tagged with: , ,

Karbonhidrat aşeriyorsanız, depresyonda olabilirsiniz

Posted on 17 May 2012 at 5:16pm

Karbonhidratlar ve duygularımız üzerinde yapılan araştırmalar, karbonhidrat tüketiminin kişinin kendini iyi hissetmesini sağlayan serotonin hormonunu artırdığı için bireylerin fark etmeden bu yiyeceklere yöneldiklerini gösteriyor.

Birçok insan  kendini mutsuz hissettiğinde ‘karbonhidratları’ en iyi arkadaşları ilan ediyor. Ofiste kötü bir gün geçirdinizde veya eşinize kızgın olduğunuzda kendinizi kurabiye canavarına dönüşmüş olarak mı buluyorsunuz? Her gün akşam üzeri 16.00-17.00 gibi kraker veya şekerli yiyecekler almak için ofisteki otomatın karşısında mı beliriyorsunuz? Bu senaryolar size tanıdık geldiyse üzülmeyin, yanlız değilsiniz. Birçok insan kendini mutsuz, yorgun veya depresif hissettiğinde özellikle kurabiye, kek, şekerleme ya da dondurmaya yöneliyor.

Araştırmalar ne diyor?

Birçok çalışma sonucu, karbonhidrat aşermesinin genellikle 15.30-17.00 arasında gerçekleştiğini gösteriyor. Bu konuda diğer bir görüşse karbonhidrat isteğinin çok önce öğrenilen bir alışkanlık olduğunu söylüyor. Yani birey davranış biçimi olarak karbonhidratlı yiyecekleri seçiyor. Hatırlayın, anne-babanız, siz daha küçük bir çocukken ağladığınızda, bağırdığınızda ya da yaramazlık yaptığınızda elinize bir şekerleme veya çikolata verir miydi?

Karbonhidrat aşermesinin bir diğer nedeni, diyetler olabilir. Özellikle yüksek protein, düşük karbonhidrat diyeti uygulanıyorsa. Bir parça brokoliye aşermezsiniz ama bir dilim ekmeğe şiddetle aşerebilirsiniz, aslında bu normal bir durum çünkü vücudunuzun karbonhidrata ihtiyacı olduğunu gösterir. Siz dışarıdan karbonhidrat almayınca vücuttaki depolar tükenir ve kan şekeri düşer.

İlginç sonuçlar

* Yapılan bir çalışmada; karbonhidrat aşerenlerin diğer bireylere oranla günde 800 veya daha fazla kalori aldığı ve fazla kilolu ya da obez bireyler olduğu ortaya çıktı.
* Fazla kilolu ve karbonhidrat aşermesi olan kadınlar üzerindeki çalışmada, katılımcılara protein bakımından zengin bir içecek ve karbonhidrat açısından zengin bir içecek sunuldu. Kadınların kendilerini mutsuz hissetiklerinde karbonhidratlı içeceği seçtikleri ve kendilerini iyi hissettikleri görüldü.
* Karbonhidrat tüketmek kişiyi yaklaşık 20 dakika boyunca iyi hissettirir. Karbonhidratlar yendiğinde, serotonin artar ve anti-depresan etkisi ortaya çıkar. Ama bu durum geçici olduğundan yeniden tatlı atağı gelişebilir.

Aşerme normal mi, değil mi?

Aşerme isteğinizi gözden geçirin. Akşamüstü yaşanan karbonhidrat isteği beslenme hatasına bağlı olabilir ve depresyon gibi algılanmamalı. Ancak en sevdiğiniz pastaneden brownie alabilmek için yolunuzu değiştiriyorsanız veya 1-2 sokak ötedeki pastaneye hava soğuk ve karanlık olmasına rağmen üşenmeden yürüyorsanız, o anda sizi mutlu edecek tek şeyin tatlı olduğunu düşünüyorsanız bu, depresyonda olduğunuzun işaretidir.

Karbonhidrat isteğiniz ne zaman tepe noktasına ulaşıyor? Eğer karbonhidrat isteğiniz kontrolsüz şekilde devam ediyorsa, kendinizi mutsuz hissediyor ve hatta karbonhidrat yemek bile yardımcı olmuyorsa mutlaka bir hekim ve beslenme uzmanıyla görüşün. Çünkü yukarıda saydığımız psikolojik veya davranışsal sebepler dışında durum fizyolojik veya endokronolojik bir sorunun sonucu da olabilir. İnsülin veya şeker metabolizmasında bozukluk olma ihtimali, mutlaka değerlendirilmeli.

Nasıl başa çıkabiliriz?

* Karbonhidrat aşermesi, tipik olarak gün içinde artan şiddetlerde kendini gösterir, bunun için güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlayın ve protein bakımından zengin yiyecekler tüketmeye özen gösterin. Öğleden sonra, güneş ışıklarının azalmasıyla modunuz düşmeye başlayabilir. Bu durumda karbonhidrat ve proteinden oluşan bir ara öğün işinize yarar.
* Tam tahıl içeren kompleks karbonhidrat seçimleri yapmaya özen gösterin. Çikolata, pasta, tatlı yerine düşük yağlı krakerler ve bisküviler, yulaf, meyve tercih edin.
* Ana veya ara öğünlerinizde karbonhidratları tüketirken suçluluk duymayın. Eğer doğru karbonhidratları vücudunuza verirseniz, aşermenizi kontrol etmeniz kolaylaşır.
* Karbonhidratları içmek yerine yiyin. Örneğin sıcak çikolata içmek yerine tam tahıllı şekersiz kahvaltılık gevreklerle süt tüketin.

(Milliyet)


Permalink  |  Tagged with: ,

Kilo vermede 5 etkili madde

Posted on 16 May 2012 at 2:53pm

Uzman Diyetisyen Dr. Banu Topalakçı kilo vermek isteyenleri uyarıyor! Kilo vermek için strese girmeye, yorucu diyetler yapmaya yok. Haftada  0,5 -1 kg ağırlık kaybı, en doğru, en sağlıklı ve en koruyucu kilo kaybıdır.

1. Karar  vermek

a. İşin en önemli kısmıdır karar vermek. Hayatımızın her alanında olduğu gibi bu konuda da kararlı olmanız ve bunu koruyabilmeniz çok önemli. Başarma hissi her alanda size daha güçlü kılar.

2. Etkin tedavi ve bir beslenme modeli oluşturmak (Kim korkar ekmekten?)

a. Öncelikli olarak size uygun bir beslenme modeli oluşturmalısınız. Bunun içinse mevcut kilonuzun altta yatan farklı klinik sebepleri (hormonal, genetik, metabolic vb.) araştırılmalı ve hekim-diyetisyen işbirliği içinde yol alınmalı.

b. Kilo almanızın ya da verememenizin tüm olası sebepleri ortaya çıktıktan sonra ise yine size uygun bir beslenme modeli ile yola devam etmelisiniz.

c. Kilo vermek istiyorsanız günlük meyve tüketiminizi 2 porsiyon ile sınırlandırmalısınız.

d. Kişiden kişiye değişmekle birlikte, günde en az iki dilim ekmek ya da ekmek yerine geçen ve posadan zengin tahıl grubundan yemelisiniz.

e. Tabağınız, maviler, yeşiller, kırmızılar, sarılar ve morlarla dolu empresyonist bir tablo gibi gözükmelidir.

f. Sadece yiyin. Yemeği tek başına bir olay olarak algılayın ve keyif alın. Televizyon seyrederken, kitap okurken veya araba kullanırken düşündüğünüzden çok daha fazla miktarlarda yemek tüketirsiniz.

Gözden uzak olan akıldan da uzak olur

g. Tüketilmesi daha uzun süren besinleri seçin. Örneğin, kabuğunu soyduktan sonra tüketilen bir portakal, portakal suyuna kıyasla daha uzun sürer.

h. Atıştırma isteği duyduğunuzda (özellikle aç olmadığınızda), başka işlerle ilgilenin. Koşuya çıkın, bir arkadaşınızı arayın, köpeğinizi gezintiye çıkarın veya bahçenize çıkın.

i. Sıkıldığınız zaman besin tüketiyor musunuz? Başka seçenekler bulun. Eğlenceli aktivitelerin bir listesini yapın: Örneğin film kaseti kiralamak, alışverişe çıkmak, bir arkadaşı aramak, internette gezinmek veya çocuklarınızla oynamak gibi. Listenizi buzdolabının kapağına yapıştırın. Sıkıldığınızda veya üzgün olduğunuzda, yemek yerine bu listeden bir aktivite seçin,

j. Duygulara bağlı yeme isteğinizi kontrol altına alın. Kızgınlığınızı gidermek, rahatlamak, yalnızlığınızı unutmak veya depresyondan kurtulmak amacıyla oluşan yeme isteğinden kaçının.

k. Unutmayın, gözden uzak olan akıldan da uzak olur. Şekerlemelerin, cipslerin ve diğer yüksek kalorili besinlerin görünüşüne kapılıyorsanız, bu tür besinleri ulaşılması zor bir yerde depolayın. Daha iyisi, etrafınızda bunları bulundurmayın. Bunların yerine meyve, çiğ sebze ve diğer az kalorili besinleri deponuzda bulundurun.

3. Hareketlilik

a. Kendinizi spor salonlarına kapatmanıza hiç de gerek yok aslında. Günlük hareketliliğinizi var olanın iki katına çıkarmanız yeterli mesela.

10. katta mı oturuyorsunuz ? 10 kat çıkamam diyorsanız asansörle 5. kata çıkıp kalan kısmı yürüyerek tamamlayabilir, kahvenizi odanıza söylemek yerine kendiniz alabilirsiniz..

4. Doğru nefes almak ve oksidatif stresi azaltmak  

a. Derin nefes alma egzersizleri yaparak kalp ritminizi düzenleyin. Özellikle günlük spor aktivitelerinden önce ve sonra derin nefes egzersizleri yapmak olası sağlık problemlerini giderme açısından gereklidir.

Metabolizmanın doğru ve dengeli çalışması içinde yine derin nefes egzersizleri yapmak bir ihtiyaçtır. Kan dolaşımını düzenlemek açısından nefes egzersizleri sıklıkla yapılmalıdır.

b. Oksidatif stres (İçimizdeki paslanma)

Metabolik paslanmayı azaltarak kilo verebilirsiniz!

Serbest radikaller vücudumuzda besinlerin soksijen kullanarak enerjiye çevrilmesi sırasında olusan metabolik yan ürünlerdir.

Serbest radikaller (reaktif oksijen türleri) kararsız bir yapıdadırlar ve kararlı hale gelmek için hücrelere saldırarak hasar olustururlar.

Antioksidanlar ise serbest radikalleri etkisiz hale getirerek hücreleri bu hasarlardan korurlar.

Serbest radikaller ve antioksidanlar vücutta dengede olmalıdır ki, antioksidanlar serbest radikalleri etkisiz hale getirebilsin.

Eger serbest radikal seviyesi, antioksidan seviyesine göre artarsa serbest radikaller hücrelerde oksidatif hasarlara yol açar ve bu duruma oksidatif stres denir.

Oksidatif stress bir hastalık değil, pek çok hastalığa sebep olabilecek hücrelerdeki değişim ve yaşlanmadır.

Kanser, kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve şişmanlığın ana sebeplerinden birisidir.

Oksidatif stresten kurtulmak içinse antioksidant besinlerden zengin ve rengarenk bir beslenme modelimizin olması son derece önemlidir..

Sonuç olarak, yüksek kalori alımı ve antioksidant besinlerden yetersiz beslenme  oksidatif stresi bu da hızlı kilo alımını doğuracaktır.

Bu nedenle:

“Antioksidan besinlerden zengin bir beslenme modeli geliştirmelisiniz,

“İşlenmiş gıdalar, ve yüksek glisemik yüklü yiyeceklerden kaçonınız,

“Fazla kalori alımınızı azaltın,

“Tütün dumanına maruz kalmaynız,

“Kömürde pişirilmiş yiyeceklerden uzak durunuz ,

“Şeker ve şekerli besinleri kesinlikle tüketmeyiniz..

“Küflü gıdalar ve nemli-küflü ortamlardan uzak durunuz,

“Plastik ürünlerden uzak durunuz,

“Düzenli olarak her gün 6-8 saat uyuyunuz..

“Stresi azaltınız

“Özellikle, ginko, zencefil, yeşil çay, biberiye ve zerdaçal tüketiniz,

Bu şekilde oksidatif stress sonucu paslanmış olan metabolizmanızı  pastan temizleyerek kilolarınızdan kurtulabilirsiniz..

5. Rahatlamak ve sabretmek (Her gün tartılıyorsanız kilo vermeyi unutun!)

Gevşemek sizi inceltir!

a. Konuya ne kadar sabırlı ve rahat yaklaşırsanız o kadar kolay kilo verdiğinizi göreceksiniz.

b. Diyete başladığınız ilk hafta her gün bir muz yemeniz size rahatlatacaktır. Tabii meyve hakkınızdan düşmek kaydıyla.

c. Her gün papatya ve adaçayı tüketmek size her açıdan iyi hissetirecektir.

Permalink  |  Tagged with: ,

Venüs diyeti kilo verdirirken güzelleştiriyor!

Posted on 10 May 2012 at 11:00am

Venüs Diyeti; kısa sürede incelmeniz; canlı, dinç, pırıl pırıl bir görünüme sahip olmanız gereken özel durumlar (düğün, nişan veya iş görüşmesi gibi) için özel olarak geliştirilmiş bir diyettir .

 

 

Diyeti programlayan Dermasoft Anti Aging ve Sağlıklı Beslenme Kliniği’nden Dr. Nihat Güven; Venüs Diyeti’nin birkaç ayda bir tekrarlanmasının kilo kontrolü için çok zorlayıcı olmayan ve etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor. Dr. Nihat Güven; “Venüs Diyeti; başlangıçta düşük kalorili beslenme düzeninden başlar ve sık sık atıştırma ihtiyacına yol açan insülin direncini kırmaya yönelik çalışır. Genellikle kilo fazlası olanlar 5 kilodan fazlasını vermek isteyeceklerdir. Bu kişiler için iki haftadan sonra daha dengeli ve bir miktar kalori artırarak diyet devam ettirilir. Ek olarak her gün akşam 18.00- 22.00 saatleri arasında yapılacak 1 saatlik tempolu yürüyüş Venüs Diyeti’nin etkinliğini önemli derecede artırır. Diyet süresince günde en az 2,5 litre su tüketilmelidir’ diyor.

DİYET YAPARKEN BUNLARA DİKKAT EDİN

Dermasoft Kliniği’nden Dr. Nihat Güven diyet yapanlara da şu önerilerde bulunuyor;

İşlenmiş gıdalardan uzak durun: Daha çok sizin de evde hazırlayabileceğiniz tarzda hazırlanmış gıdaları tercih edin.

Gazlı içeceklerden kaçının: Bunların light olanları da çok tercih edilmemelidir.

Üç ana öğünü muhakkak yiyin: akşam öğünü geç saate kalacak ise ya erken yiyin ya da geç saate kaldığında bir kase çorba+salata ya da bir tabak sebze yiyin.

Protein tüketiminden fedakarlık yapmayın: Besin piramidine göre yiyeceklerimizin %15-20 si yağlardan %20-25 proteinlerden ve %55-60 karbonhidratlardan oluşmalıdır. Ancak bu gün içinde hareket eden, ağırlık taşıyan insanlar dikkate alınarak oluşturulmuş bir tablodur. Eğer durağan yaşıyor, yani fazla hareket etmiyorsanız; yağlar, karbonhidratlar ve şeker kullanımınız bu oranların altında olmalı ancak proteinden fedakarlık yapmamalısınız, protein vücudun yapı taşıdır.

Çay-kahve tüketimini azaltın: Çay ve kahve içlerindeki diüretik= sıvı attırıcı maddeler nedeniyle faydalı sıvı değildir bunlar sınırlanmalıdır.

Ana yemek öğünlerinin arasına karbonhidrat (bisküvi, kek, kurabiye, tost, simit gibi şeyler ) tüketmeyin: Bu aralara taze meyve ya da kuru meyve koymak son derece faydalıdır.

Her fırsatta hareket edin. Spor salonuna gitmek lüks geliyorsa sokaklar bedava. Bol tempolu yürüyüş en tercih edilmesi gereklidir.
Kilo verirken kaçamak yiyecekler yedim diye diyetinizi bozmayın, sadece bir sonraki öğün daha az yiyerek diyetinize devam edin. Bilmelisiniz ki vücut arada yapılan kaçakları ya da bol yemeleri hemen kaydetmez ve kiloya dönüştürmez, üst üste kaçak yaparsanız o zaman kilo alırsınız.

Psikolojik olarak hiçbir zaman diyet yapıyorum diye düşünmeyin. Siz olsa olsa daha önce çok yediğinizin öcünü alıyorsunuz yani çok yemenin karşıtı az yiyiyorsunuz.

Kilolu olmaktan bıktıysanız ertelemeyin programı uygulamaya hemen başlayın. Bekledikçe programın başlangıç zamanına karar verme daha zorlaşacaktır.

HEMEN HAREKETE GEÇİN!

Geleneksel pişirme ve saklama yöntemlerini uygulayın. Sağlıklı beslenmek için yiyeceklerin sağlıklı şekilde saklanması, hazırlanması, pişirilmesi gerekir. Hazır soslar, tatlandırıcılar ve yiyeceklerin ömrünü uzatan koruyucular içeren ürünlerden uzak durun.

1 HAFTALIK ÖRNEK VENÜS DİYETİ

1. GÜN

KAHVALTI: 1 su bardağı ½ yağlı süt
4-5 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi
1 yemek kaşığı yaban mersini + 6 adet dövülmüş fındık
Karışım halinde tüketilecek.

ARA ÖĞÜN: 1 orta boy elma

ÖĞLE YEMEĞİ: 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış yeşil salata
Ortalama 100-150 gr kadar ızgara edilmiş tavuk
1 kase kaymaksız yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 adet kuru incir
1 adet ceviz

AKŞAM YEMEĞİ: 1 kase sütlü brokoli çorbası,
1 porsiyon zeytinyağlı pazı
1 kase kaymaksız yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği
ARA ÖĞÜN: 1 orta boy armut

2. GÜN

SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için

KAHVALTI: Büyük bir fincan yeşil çay,
Tam buğday ekmeğine yapılmış, içerisine yaklaşık 30 gr taze light kaşar peynir, domates ve biber konulmuş yağ sürülmemiş tost
Domates-Salatalık-Maydanoz

ARA ÖĞÜN: 1 dilim ananas

ÖĞLE YEMEĞİ: 150 gr kadar bol sebze ile pişirilmiş buğulama balık,
Çeri domatesli roka salatası 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 kase kaymaksız yoğurt içerisine 3 adet doğranmış kuru kayısı

AKŞAM YEMEĞİ: 1 kase mercimek Çorbası
1 büyük çanak yoğurtlu semizotu salatası
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 yerli muz
1 bardak tarçınlı süt

3. GÜN

SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için

KAHVALTI: 1 dilim tam buğday ekmeği 30 gr beyaz peynir + 1 adet ceviz 1 orta boy portakal

Domates, salatalık, maydanoz, biber

ARA ÖĞÜN: 1 kivi

ÖĞLE YEMEĞİ: 4-5 adet etli-bulgurlu lahana sarması
1 kase kaymaksız yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 bardak ayran
4 adet diyet bisküvi

AKŞAM YEMEĞİ: Buharda pişirilmiş brokoli, brüksel lahanası ve havuç üzerine 1 yemek kaşığı zeytinyağı, bol limon ve damak lezzetine uygun baharatlar ile zenginleştirilebilir.
1 kase kaymasız yoğurt ile yapılmış naneli cacık
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 dilim ananas

4. GÜN

SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için

KAHVALTI: 1 dilim tam buğday ekmeği
1 yumurtalı yağsız omlet
5 adet zeytin
Domates, salatalık, maydanoz, biber
Büyük bir fincan yeşil çay,

ÖĞLE YEMEĞİ: Haşlanmış nohut ile lezzetlendirilmiş göbek salata 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış
120 gr kadar ızgara biftek (sebze garnitürlü)
1 kase yoğurt

ARA ÖĞÜN: 1 yağsız tost ( taze kaşarlı ve domatesli )
1 bardak ayran

AKŞAM YEMEĞİ: Zeytinyağlı enginar
1 kase kaymaksız yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 kuru incir + 1 tam ceviz

5. GÜN

SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için

KAHVALTI: 2 dilim tam buğday ekmeği
4 yemek kaşığı lor peyniri içerisine domates, dereotu ve az kırmızı biber konarak sürülebilir kıvama getirilecek
Ihlamur veya bitki çayı
Tere-salatalık-biber

ARA ÖĞÜN: 1 orta boy portakal

ÖĞLE YEMEĞİ: Soya filizli yeşil salata 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış
120 gr somon kırmızı biber ile lezzetlendirilmiş şiş
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 yemek kaşığı kuru üzüm
6 adet fındık

AKŞAM YEMEĞİ: 1 kase sebze çorbası,
Fırında yapılmış imam bayıldı
1 kase yoğurt

ARA ÖĞÜN: 1 kivi
6. GÜN

SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için

KAHVALTI: 1 dilim tam buğday ekmeği
1 kibrit kutusu dil peyniri
1 haşlanmış yumurta
Domates, salatalık, maydanoz, biber
Büyük bir fincan yeşil çay,

ARA ÖĞÜN: 4 adet kuru kayısı + tarçınlı yeşil çay

ÖĞLE YEMEĞİ: Çoban Salata 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış
3 adet ızgara köfte ( sebze sote ile )
1 kase kaymaksız yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 kase doğranmış karışık meyve salatası

AKŞAM YEMEĞİ: Zeytinyağlı kereviz
1 kase yoğurtlu havuç tarator
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: Üzerine dövülmüş fındık veya ceviz konulmuş altına 2-3 adet çilek doğranmış 1 top sade dondurma

7. GÜN:

SABAH: Aç karnına bir bardak ılık su için

KAHVALTI: 2 dilim tam buğday ekmeği
Kurutulmuş domates üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ve 1 kibrit kutusu tulum peyniri

4-5 adet yeşil zeytin
Domates, salatalık, maydanoz, biber
Büyük bir fincan yeşil çay,

ARA ÖĞÜN: 5 adet kuru erik

ÖĞLE YEMEĞİ: Haşlanmış maşla yapılan göbek salata1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmiş ve limon sıkılmış
150 gr kadar ızgara balık
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 2-3 yemek kaşığı sade yulaf ezmesi
½ kase yoğurt + 3-4 adet doğranmış çilek

AKŞAM YEMEĞİ: Kıymalı ıspanak
1 kase yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği

ARA ÖĞÜN: 1 orta boy kivi
1 su bardağı tarçınlı süt

Permalink  |  Tagged with: ,

Zayıflamada üç saatte bir modeli

Posted on 07 May 2012 at 3:07pm

 

Son günlerde karbonhidratlı diyetler kara listede gösteriliyor. Bazı yayınlarda protein yönünden zengin, düşük karbonhidratlı diyetlerin kalp hastalığı, kanser, diyabet ve depresyonu önlediği, tedavi ettiği de ileri sürülüyor. Bu yayınlarda, karbonhidratların kan şeker düzeyini yükselttikleri ve buna bağlı olarak artan insülin hormon düzeyinin karbonhidratların yağ olarak depolanmasına neden olduğu iddia ediliyor.

İnsülin, glikozun kan dolaşımından tüm aktivitelerde yakıt olarak kullanıldığı hücrelere transferi için gereklidir. Kilo kaybı ve kazanımında önemli olan enerjinin ne kadarının karbonhidratlardan sağlandığı değil, günlük tüketilen ve harcanan enerji arasındaki dengedir. Kilo kontrolü için, günlük tüketilen enerji miktarına dikkat edilmeli.

Kalıcı yağlardan kurtulmanın yolu

Daha fazla karbonhidrat daha az yağ tüketin önerisi genellikle yanlış anlaşılıyor. Yağsız olduğu takdirde kişiler istedikleri kadar karbonhidratlı yiyecek tüketebileceklerini düşünüyor. Ancak yağdan gelen enerjiyi azaltıp, enerjisinin büyük bir kısmını karbonhidrattan sağlayan kişi kilo veremez. Basit olarak, kişinin aldığı ve harcadığı enerji dengesi kilo kontrolü için önemli. Gereksinimden daha fazla miktarda karbonhidrat alındığı zaman, bu fazla miktar, kaslar ve karaciğerde glikojen olarak depolanır. Kaslar bu glikojeni ancak enerji gereksinimi olduğunda kullanmakta, kan glikoz düzeyi azaldıkça karaciğer glikojeni glikoza dönüşerek kan glikozunu normal düzeyde tutmaya çalışır. Fakat tüketilen karbonhidrat karaciğer ve kaslarda depolanabilen miktarı da aşacak olursa o zaman karaciğer kendisine ulaşan glikozu daha kalıcı bir enerji deposu olan vücut yağına dönüştürür. Çünkü karaciğer sadece yarım günlük glikojeni depo edebilecek kapasiteye sahipken yağ hücreleri sınırsız yağ depolayabilir. Buradan çıkarılacak en önemli sonuç, her iki üç saatte bir az miktarda karbonhidratlı yiyecek vücuda alınacak olursa depolanmadan yavaş yavaş harcanacaktır. Böylece depolanan glikojen fazla birikmeden glikoza dönüştürülerek enerji olarak kullanılacağı için yağa dönüşmeyecektir.

(Star)

Permalink  |  Tagged with: ,

Hapla değil diyet ve egzersizle kilo verin!..

Posted on 02 May 2012 at 1:50pm

Dyt. Esra Baş Toktay,  zayıflama haplarının insan vücuduna büyük zarar verdiğini belirterek, önemli olanın sağlıklı beslenerek ve egzersizle kilo verip, bu dönemde edinilen alışkanlıkları sürdürerek vücut ağırlığını korumak olduğunu vurguladı.

Bu tür hapların metabolizmada bozukluklar ve hipertansiyon gibi rahatsızlıklara sebep olduğunu belirten Toktay, “Hatta bu hapları kullandığı için hayatını kaybeden insanlar oluyor. Şu anda popüler olan protein ağırlıklı çeşitli diyetlerse insan sağlığını tehtid ediyor. Kalp ve böbrek hastalıklarına sebep olabiliyor. Ayrıca bu diyetler sağlıklı beslenme alışkanlığı oluşturmadığı için verilen kilolar korunamıyor” dedi.

Önemli olanın sağlıklı beslenerek ve egzersizle kilo verip, bu dönemde edinilen alışkanlıkları sürdürerek vücut ağırlığını korumak olduğunu vurgulayan Toktay, “Çünkü her yaz başında başlanan ve sonunda bırakılan diyetler nedeniyle zamanla metabolizma yavaşlıyor. Kilo verme hızı her sene biraz daha düşüyor” diye konuştu.

Diyetisyen Esra Baş Toktay’a göre kilo vermek isteyenlerin yapması gerekenler:

-Öncelikle kendisine güvenmeli, kilo verebileceğine ve bunu sağlıklı bir şekilde yapması gerektiğine inanmalı, motivasyonunu her zaman yüksek tutmalı.

-Diyetisyen tarafından hazırlanmış olan, kendisine özel beslenme programını düzenli bir şekilde uygulamalı.

-Sürekli atıştırma yapmaktansa, öğün atlamamaya özen göstermeli.

-Kalorisi yüksek olan yiyeceklerden uzak durmalı, eğer tüketirse bunu diğer öğünlerde dengelemeye çalışmalı.

-Açken mutfak alışverişine çıkmamalı.

-TV karşısında, sohbet ederek vb. yemek yememeli, farkında olmadan fazla kaçırabilir.

-Hızlı yemek yememeye ve yavaş çiğnemeye özen göstermeli.

-Evde abur cubur çekmecesi vb. bulundurmamalı.

-Dışarı çıktığında tercihlerini düşük kalorili olan besinlerden yana yapmalı.

- Yemek hazırlarken, mutfağı toplarken veya canı sıkıldığında atıştırma yapmaktan kaçınmalı.

-Mutlaka düzenli bir şekilde egzersizlerini yapmalı,mümkün olduğunca günlük fiziksel aktivitesini arttırmalı.

-Kuruyemiş, meyve vb. sağlıklı besinlerin de tüketim miktarlarına dikkat edilmeli, fazla tüketildiğinde çok fazla kalori alınabilir.

-Meyvelerin suyundansa kendisinin tüketilmesine dikkat etmeli.

-Şerbetli tatlılar, pasta vb. yerine sütlü tatlılar tercih etmeli.

Permalink  |  Tagged with: ,

Diyetiniz için küçük ama fark oluşturan ayrıntılar

Posted on 30 Nis 2012 at 2:39pm

Diyet yaparken mükemmeli aramayın. Hata yaparsanız “Battı balık yan gider” diye düşünüp vazgeçmeyin. Her zaman sabırlı olmanızda fayda var.

1-Su içmek için susamayı beklemeyin. Erkeklerin ortalama 2 bin 500, kadınların da yaklaşık 2 bin kalori ihtiyacı olduğunu düşünürsek günlük sıvı tüketimini 2-2.5 litre olarak önermek doğru olacaktır. Ancak sıcak havalarda vücudun su kaybı artar, özellikle sıcakta spor yaptıysanız veya hareketli geçen bir günde çok terlediyseniz sıvı alımını artırın. Su içmek zor geliyorsa, içine 1-2 damla meyve suyu veya taze meyve parçaları, nane, limon vb. ekleyin. Soğuk bitki çayları, şekersiz pişmiş kompostolar, limonata, ayran, kefir, soda en doğru seçimlerdir. Yeterli su alıp almadığınızı idrar rengini kontrol ederek anlayabilirsiniz. İdrarınız renksize yakınsa sıvı alımı yeterlidir.

2-Araştırmalar, günde 4-5 fincan yeşil çay içmenin yağ yakımına; özellikle de karın bölgesi yağlara pozitif etki yaptığını gösteriyor. Yeşil çayı içemiyorsanız tablet olarak da alabilirsiniz ancak yüksek tansiyon veya tiroid probleminiz varsa hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.

Hatalarınızdan ders alın

3-En başarılı diyet uygulayan kişi bile, birçok hata yapar. İnsanların kötü dönemleri olabilir. Fakat bunların hiçbiri sonunda başarılı olmayı engellemez. Neden engellemez? Çünkü hatalardan öğrenilir. Ne yazık ki diyet yapan birçok kişi mükemmel olmaya çalışıyor, başarısızlıklarını tolere etmeyi imkânsız görüyor ve suçluluk duygusu altında eziliyor. Çok küçük bir sapma (mesela bir hafta sonunda) bile onları eziyor. Esas zararı, bu minik sapma değil, suçluluk duygusu veriyor. Alınacak ders şu: Diyet yaparken mükemmel olmaya çalışmayın. Hata yaptığınızda zihninizin dağılmasına izin vermeyin. Hatanızı, başarısızlık değil, öğrenme deneyimi olarak kabul edin. Böylece ‘battı balık yan gider’ psikolojisine girmezsiniz.

4-Egzersizde yağ yakmak için önce ve sonra yediklerinizi gözden geçirin. Egzersizden bir saat öncesinde yiyeceğiniz kompleks karbonhidratlı besinlere ek olarak proteinli bir gıda, egzersiz süresince güçlü kalmanızı sağlar. Örneğin, bir meyve yanında bir bardak az yağlı veya yağsız süt, tam tahıllı ekmekle yapılmış tost, 3-4 grissini yanında ayran ya da probiyotik yoğurt, kefirle meyve, bir muzla 10 fındık gibi… Aksi takdirde spor çıkışı çok aç olursunuz ve ihtiyacınızdan fazla yemek yersiniz.

Egzersiz bittikten sonra kaslardaki karbonhidrat depoları azalır. Bu sebeple, egzersiz bitimindeki ilk yarım saatte, protein oranı yüksek ama yanında yağsız karbonhidrat içeren bir öğün tercih edilmeli. Araştırmalar, egzersizden önce alınan şeker oranı yüksek besinlerin yağ yakımına engel olduğunu söylüyor. Egzersizden önce sadece meyve yemek veya meyve suyu içmek bu nedenle doğru değil.

5-‘Diabetes Care’ dergisinde çıkan bir makale, Tip2 diyabeti olan 60 kişinin günlük beslenmelerinde daha fazla tarçın kullanmasının, kan şekeri, kolesterol ve trigliserit değerlerini 40 günden sonra düşürdüğünü anlatıyor.

Sabırlı olun

6-Kas ve yağ iki farklı dokudur, birbirine dönüşemez. Egzersize başlarken yapılacak detaylı yağ, kas, kemik, mineral analizleriyle bireyin mevcut durumu değerlendirilir. Bireyin yağ oranı normal ama daha sıkı bir vücut istiyorsa o zaman kas hacminin büyümesi hedeflenir. Kas hücresinin hacim olarak artması, metabolik hızı yükseltir ve yağ yakımına fayda sağlar. Ancak kas büyürken 1 gr. kas yaklaşık 3 katı su tutar ve bu dönemde birey, “Yağım kasa dönüşüyor, kilom artıyor” diye endişelenir. Oysa endişelenmeye gerek yoktur. Kişi, 3-4 hafta sabırlı olup, düzenli egzersiz yaparak ve doğru beslenmeye devam ederek çok daha iyi bir vücudu olduğunu görecektir.

Dilara Koçak

Permalink  |  Tagged with: ,

Kilo aldırmayan besinler

Posted on 26 Nis 2012 at 2:55pm

Safra kesesinin kasılmasına neden olan hormon, kolesistokinin’i hiç duymamış olabilirsiniz fakat bu hormon en iyi kilo verdiricilerden bir tanesidir.

FASULYE:  Safra kesesinin kasılmasına neden olan hormon, kolesistokinin’i hiç duymamış olabilirsiniz fakat bu hormon en iyi kilo verdiricilerden bir tanesidir. Bu hazmettirici hormon doğal bir iştah kesicidir. Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de aşağı çeker.

YUMURTA:  Protein deposu yumurtalar sizi uzun süre tok tutar. Hatrı sayılır ilgili fakültelerce yapılan bilimsel araştırmada aynı anda 30 obez ve şişman kadın üzerinde yapılan deneyde düşük kalorili meyve salatası ve 2 dilim tost ile birlikte sütlü omlet tüketen kadınlar, simitle kahvaltı yapan kadınlara oranla gelecek otuz altı saat içinde daha az yemek yedi.

SALATA: Penn Devlet Üniversitesi’nde kırk iki kadın üzerinde yürütülen deneye göre düşük kalorili salata tüketenler, istedikleri kadar hamur işi yemeleri serbest bırakılsa dahi çok az yiyebiliyorlar. Bilim adamlarına göre buradaki gizem sizi şişene dek yemekten alı koyan salatanın saflık oranı.

YEŞİL ÇAY:  Kilo verdirici şey kafein değil. Kateçin ismi verilen antioksidanlar yağ yakımını artırıyor.

ARMUT: Orta büyüklükteki 1 armut sizi tok tutmaya yeter de artar bile. Elma tok tutma konusunda 2. sırada yer alıyor. Her 2 meyvede de kan şekeri oranını düşüren ve öğün arası aparatif şeyler yemenizi önleyen pektin lifi mevcut.

ÇORBA:  Bir tabak tavuk çorbası bir parça tavuk kadar doyurucu ve tok tutucu özelliktedir. Oxford Üniversitesi`ndeki bilim adamları en basit çorbanın dahi beyindeki açlık duygusunu tatmin ettiğini ve tokluk hissi uyandırdığını belirtiyor.

YAĞSIZ ET:  Temel animoasitlerden biri olan ve içinde süt ürünleri, balık ve et kadar protein içren lösin, daha az yemenize ve tok kalmanıza yardımcı olur.

ZEYTİNYAĞ: Ham zeytinyağı ile fazla kilolarınızı verebilirsiniz. Zeytinyağ kalori yakmanızı da kolaylaştırır.

SİRKE: Mükemmel bir tok tutucudur. İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre sirkeye batırılmış ekmek yiyen kişiler, normal ekmek yiyen kişilere göre kendilerini daha tok hissetti.

BROKOLİ: Lif ve C vitamini deposu. Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.

NAR: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kilonuzu kontrol etmeniz daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan.

ACI KIRMIZI BİBER: Düzenli olarak acı biber yemeniz size kilo kaybettirir. Japonların yaptığı bir araştırmaya göre kahvaltıda normal kahvaltı yiyecekleri yanında kırmızı biber de yiyen kadınlar öğle yemeğinde normalden daha az yedi.

SALATALIK: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.

KIRMIZI ÜZÜM:  Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.

KİRAZ: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.

ESMER PİRİNÇ: B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor

YOĞURT: Yüksek proteinli ve düşük şeker oranlı yoğurttan günde üç defa tüketenler diğerlerine göre çok daha sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olabilirler.

PEYNİR: Kilo verme döneminde en büyük düşman olarak gösterilir. Ancak az kalorili kraker üzerine koyduğunuz yine az klaorili peynir uzun süre tok hissetmenizi sağlar.

TARÇIN:  Öğleden sonra ani şeker düşüşü yaşamamak amacıyla kahvaltıda yulaf ezmesininden sonra tarçın serpmeniz veya tam tahıllı tostta kullanmanız aynı zamanda insülin artışının da önüne geçecektir.

GREYFURT: Bu besinleri rahatlıkla yiyebilirsiniz. 2006 yılında Almanya’da yürütülen bir incelemede her öğünden önce 1/2 greyfurt tüketmek veya günde 3 kez greyfurt suyu içmek kişilerde üç ayda 3 kilodan fazla kaybettirdi.

YULAF:  Tok ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor.

ELMA:  Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.

KUŞ ÜZÜMÜ:  Kuş üzümü içerisinde bulunan konsantre C vitamini zayıflamaya giden yolu kolaylaştırır.

ENGİNAR: Potasyum, kalsiyum ve manganez açısından zengin olan A, B1 ve C vitaminlerini içeren enginar, yanlış beslenme, ilaç veya alkol kullanımı sonucu oluşan toksinlere karşı karaciğeri koruyucu rol gösterebilen, kolesterol ve trigliserit seviyelerinin düşmesinde etkili olabilen bir besindir. İştahın dengelenmesine ve sindirime yardımcı özellikler taşıyabilir. Vücut ve özellikle karaciğer için iyi bir temizleyici olan bu lezzetli ve aromatik besinin yağ yakımında yararı olduğu biliniyor.

KARPUZ: Su ve C vitamini bakımından zengin olan karpuzun bir kasesi veya suyu sadece 80 kaloridir.

SARDALYA: Sardalya bu zamana kadarki en sağlıklı besindir ve kilo vermek için çok iyi bir ortaktır. Her şeyden önce sardalya protein yüklü bir besindir ve kan şekerini dengeleme özelliğine sahiptir. Tam ve yenilenmiş bir metabolizmaya sahip olmanızı sağlar.

BAL KABAĞIEn iyi kilo verdirebilecek besinler arasındadır. Uzun süre konserve halinde saklanılmış bal kabağında yüksek olanda lif vardır ve buna karşılık 40 kalori kadar düşük bir kalori oranına sahiptir. Uzun araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilere göre, lifler insan sağlığı için çok önemlidir ve kilo düzenlenmesinde de büyük yararları bulunur.

YÜKSEK LİFLİ MISIR GEVREĞİ: Araştırmalar kahvaltıda bir kase yiyerek iştahınızı azaltabileceğinizi gösteriyor.

KURU KAYISI:Her zaman yanınızda taşıyıp, istediğiniz her ortamda çekinmeden yiyebileceğiniz yiyeceklerden biri de kuru kayısıdır. Günde 6 adet kayısı yemek hem sindirim ve boşaltım sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur hem de tokluk hissi verir.

YABAN MERSİNİ: Son dönemlerin popüler yiyeceği yaban mersini hem düşük kalorili hem de sağlıklıdır. Çantanızda taşıyabileceğiniz yaban mersini yemek krizleri için ideal bir atıştırmalıktır.

SARIMSAK: Sarımsak karaciğeri zehirli maddelerden arındırmanızı sağlayacaktır ve karaciğerinizde rahatlama sonucunda zayıflamanız daha hızlı ve kolay bir hal alacaktır.

CİĞER: Ciğer vücuda B5 vitamini sağlamaktadır. B5 vitamini yağ yakma kapasitesini arttırıcı özelliğe sahip olduğundan dolayı zayıflama esnasında mutlaka tüketilmesi gereken bir yiyecektir.

Permalink  |  Tagged with: , ,

Zayıflamak isterken kalp sağlığından olmayın

Posted on 24 Nis 2012 at 12:03pm

 

Uzun süren açlıklar, tek tip besinlerin alındığı diyetler ve tüm kış hareketsiz kalan bedenin birden egzersizle tanışması… Hızlı kilo vermek uğruna yapılan tüm bu davranışlar kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.

Sağlığı tehlikeye atmadan zayıflamanın en önemli kurallarından birinin verilen kilonun haftada 0,5-1 kiloyu aşmamak olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Utku Zor, kalp sağlığını zorlayan diyetlere dikkat çekti. Dr. Zor’a göre zayıflamak isterken kalp sağlığını bozan 5 hata şöyle:

1- Uzun süreli açlık tansiyonu ve kan şekerini etkiler: Kısa süre içerisinde fazla kilo vermek isteyenlerin yaptığı en önemli hatalardan biri şok diyetler. Bu diyetlerde uzun süreler aç kalınıyor ve öğünlerdeki yemek miktarları çok az oluyor. Öğün atlayarak yapılan diyetlerde ilk olarak metabolizma bu durumdan etkileniyor. Tansiyonda ani düşüşler ve kan şekerinde düzensizlikler meydana geliyor. Bu durumu takiben de aşırı halsizlik, baygınlık gibi sorunlar yaşanabiliyor.

2- Şok diyetten sonra hızla alınan kilo, diyabet riskini artırır: Şok diyetlerle verilen kilolar genellikle çok hızlı bir şekilde geri alınıyor. Yaza zayıf girmek sağlansa da sonbaharda diyetin bırakılmasıyla birlikte kilolar verilenden daha hızlı bir şekilde alınıyor. Ani kilo vermek ve ardından hızlı şekilde almak insülin direncine yol açarak şeker metabolizmasında dalgalanmalara neden olabiliyor. Bu tür dalgalanmalar da kişinin ileride şeker hastalığına yakalanma riskini artırıyor.

3- Ani kilo alıp vermek kalp krizi riskini artırır: Beslenme düzeninde yapılan ani değişiklikler, kolesterol profilinde de dalgalanmalar yaşanmasına neden oluyor. Kısa sürede yüzde 10 veya daha fazla kilo artışı olan orta yaşlı bireylerde ilerleyen yıllarda kalp krizi riskinin arttığı gözlemleniyor.

4- Protein diyetleri kolesterolü dengesini bozabilir: Son zamanlarda sıklıkla tercih edilen tek tip beslenmenin uygulandığı diyetler ilk etapta hızlı kilo vermeyi sağlıyor. Ancak uzun süre yapıldığında vücutta pek çok dengenin alt üst olmasına neden olabiliyor. Sadece proteinden zengin gıdaların alınması kolesterol profilini olumsuz etkileyebiliyor. Hayvansal gıdaların sık olarak tüketilmesi kolesterol ve doymuş yağ oranını artırıyor. Bu diyetlerle kilo kaybı yaşansa da kişilerin kötü kolesterol düzeyleri artıp, iyi huylu kolesterol düzeylerinde düşüş yaşanıyor. Ayrıca fazla protein alımının diyabet riskini artırdığı yakın zamanda açıklanan çalışmalar ile gösteriliyor.

5- Spora aniden yüklenmek kalp krizi riskini artırır: Kış boyunca hareketsiz kalanların bahar aylarında zayıflamak için spora başlaması ve vücuda hızlı bir şekilde yüklenmesi kalp krizine bile neden olabiliyor. Özellikle 40 yaşın üzerindeki bireylerde tansiyon ve kolesterol yüksekliği gibi sorunlar da yaşanıyorsa spora başlamadan önce mutlaka bir kardiyoloji hekimine muayene olmaları öneriliyor.

KALP SAĞLIĞINI KORUYARAK ZAYIFLAMAK MÜMKÜN
1- Şok diyetlerden kaçının: Ani kilo alıp vermeler kolesterol ve şeker metabolizmasında dalgalanmalara neden olabiliyor. Bu durum da şeker hastalığı ve kalp krizi gibi risklerini beraberinde getirebiliyor.

2- Hedefiniz uzun vadede kilo vermek olsun: Sağlıklı diyetin en önemli kurallarından biri hızlı kilo vermemek. Amacınız haftada en fazla 1 kilo vermek olsun. Ayda 4 kilo ve üzerinde kilo vermeyi vadeden diyetlerden uzak durun. Unutmayın ki hızlı verilen kilolar kısa sürede fazlasıyla geri alınıyor.

3- Beslenme alışkanlıklarınızda kalıcı değişiklikler yapın:Yediğiniz yemek miktarlarını azaltmak yerine kalori dengesi yapın. Öğünlerinizdeki karbonhidrat ve protein değerlerini dengede tutun. Bu durumu da hayat boyu devam ettirmeyi hedefleyin.

4- Akdeniz diyetini uygulayın: Sağlıklı yaşamı desteklediği gösterilen tek diyet Akdeniz diyetidir. Sebze, meyve, kuru baklagil, balık ve zeytinyağının bolca yenildiği, kırmızı et tüketiminin ise az olduğu bu diyet, hem lezzet hem de sürdürülebilirlik açısından etkili.

5- Egzersizi hayatınızda devamlı kılın: Egzersiz yapmak denildiğinde aklınıza çok karışık egzersiz programları gelmesin. Günde 30-45 dakika tempolu bir yürüyüşü haftada 4-5 kere tekrar etmeniz sağlığınızı korumak veya iyileştirmek için yeterli. Daha yüksek tempoda yapılan sporun kalp ve damar sağlığı açısından fazladan bir faydası olduğu bilimsel olarak gösterilmiyor.

6- Spora başlamadan önce doktor kontrolünden geçin: Spora başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmek gerekiyor. Özellikle 40 yaşından sonra sporun yüksek tempoda yapılmaması gerekiyor. Yakın zamana kadar egzersiz geçmişiniz yoksa ve kolesterol, tansiyon, sigara kullanımı, diyabet gibi sorunlarınız varsa spora başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçin.

Permalink  |  Tagged with: ,

Atıştıracaksanız fındık fıstık yiyin!

Posted on 20 Nis 2012 at 3:30pm

Yapılan bir araştırmada kaju, badem ve Antep fıstığı gibi yemişleri tüketen kişilerin daha az kiloda olduğu saptandı. Tüketenlerin tip 2 diyabet, metabolizma ilgili rahatsızlıklar ve kalp hastalıklarıriskinin de yemeyenlere göre daha az olduğu kaydedildi.

Uzmanlar günde 3 yemek kaşığı ölçüde yemiş tüketmenin vücuda faydalı olacağı kanaatinde. Louisiana Eyalet Üniversitesi’nden Dr. Carol O’Neil, sağlıklı bir yaşam ve beslenme için yemişlerin günlük diyet listesinde mutlaka yer alması gerektiğini vurguluyor.

Permalink  |  Tagged with:
Reklam

Daha Fazla

Arşiv

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031