Kalder, adını verdiği değişim ve gelişim programı’nı çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı bir toplantı ile tanıttı. Rahmi koç müzesinde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Kalder yönetim kurulu başkanı Buket Eminoğlu:  “ne bugünü ne de geleceği kaybetmeliyiz. Sürdürülebilir iş ve yaşam kalitesini hedefliyorsak, akıllı toplumlar oluşturmalıyız.” dedi.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) “Mükemmellik Maratonu” adını verdiği Değişim ve Gelişim Programı’nı bugün Rahmi Koç Müzesi’nde iş dünyasının seçkin isimlerinin katıldığı bir toplantı ile tanıttı. Ulusal Kalite Hareketi’nin (UKH) daha etkin yayılımı için önümüzdeki dönem odaklanılacak projelerden oluşan Mükemmellik Maratonu, başta KalDer üyeleri olmak üzere iş dünyasında heyecan oluşturdu. Gelişim ve Değişim Programı’nın sunumunu KalDer Genel Sekreter Vekili Kemal Ok yaptı. Özellikle Sürdürülebilirlik Akademisi en fazla ilgi çeken başlıklardan biri oldu.

Toplantıya Borusan Holding CEO’su Agah Uğur, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Faruk Ekinci, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Brisa A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar, ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, Eczacıbaşı Holding Başkan Danışmanı Devrim Çubukçu, Borusan Holding İcra Kurulu Üyesi Lale Ergin, Barem Rearch Yönetim Kurulu Başkanı Pervin Olgun, LC Waikiki Yönetim Kurulu Üyesi Necip Özçer, KalDer Genel Koordinatörü Tuğrul Fadıllıoğlu, Yalın Enstitü Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın İpbüken, KalDer İzmir Şube Başkanı Senem Kılıç, TOYO Matbaa Mürekkepleri CEO’su Yakup Benli, Sanatçı Tamer Levent ile çok sayıda davetli katıldı.

Buket Eminoğlu: Hedefimiz gençler ve KOBİ’ler

Açılış konuşmasını yapan KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Buket Eminoğlu, KalDer’in 28 yıllık köklü geçmişiyle ülkemizin en prestijli sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu söyledi. Değişen zamanın koşullarına uygun olarak günümüzde sivil toplum kuruluşlarına çok daha fazla görev düştüğünü ifade eden Buket Eminoğlu, şöyle konuştu:

“Okyanuslardaki dalgaların sınırlardaki kırılmaları gibi bizim gibi dışsal etkilere açık ekonomilerin de kırılma noktaları bulunuyor. Bu durum sivil toplum kuruluşlarının sorumluluklarını daha da artıyor. Biz 2016 yılında göreve geldiğimizde resmin tamamına baktık artı ve eksileriyle elbette çok kıymetli bir çıktı elde ettik. İlk yaptığımız şeylerden biri 2030 vizyonumuzu belirlemek oldu. Bu vizyon ‘ülkemizde sürdürülebilir iş ve yaşam kalitesine yön gösteren, dönüşüme liderlik eden bir sivil toplum kuruluşu olmak’ idi. Bu oldukça güçlü bir vizyondu. O günden bugüne o vizyondan 1 santim dahi kaymadık. Bizler gerçekten sürdürülebilir iş ve yaşam kalitesi hedefliyorsak, bütün bunları yapabilecek akıllı toplumları oluşturmalıyız. Biz KalDer olarak bu alanda 2 kulvar belirledik kendimize; biri gençler yani geleceğimiz, diğeri ise KOBİ’ler yani iş dünyasının belkemiği.” Eminoğlu, konuşmasının sonunda Yalın Enstitü ile işbirliklerinin artacağının müjdesini de verdi.

“Kalite, beklentileri aşmaktır”

Buket Eminoğlu’nun ardından açılış konuşması yapan bir diğer isim KalDer’in geçmiş dönem yönetim kurulu başkanlarından, ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Argüden oldu. Yaşam kalitesi hakkında bilgiler veren Argüden, kalitenin ve KalDer’in ülkemiz için öneminden bahsetti. Argüden, “Kaliteyi beklentileri aşmak olarak tanımlamamız lazım. Her beklenti karşılandığında beklentileri daha da artırıyor. Cumhuriyet tarihinde kaynaklarımızı niceliğe yönlendirmiş olduğumuzu görüyoruz. Oysa çağdaş uygarlık seviyesi niteliği de kapsıyor.

Agah Uğur: Robotlarla rekabet mümkün değil

Mükemmellik Maratonu’nun konuk konuşmacısı ise Borusan Holding CEO’su ve KalDer Danışma Kurulu Üyesi Agah Uğur oldu. Dijitalleşme üzerine önemli ve çarpıcı bilgiler aktaran Agah Uğur, insanların gerçek değişimi iki değişik ortamda yaşayabildiğini ifade etti. Uğur şunları söyledi:  “Bunlardan birincisi insan beyni zorda kaldığı zaman, ikincisi de gerçekten çok vizyoner birisi çıkıp onu değiştirdiği zamandır. Mc Donalds’ın Phoenix Arizona’da açtığı yeni yerinde sadece robotlar çalışıyor. Robotun süratinin insan süratinden fazla olduğunu tahmin ediyorsunuz. Bunu entegre sistem olarak çalıştığını düşündüğünüz zaman ortalama servis 50 misli artmış. Yani insana ihtiyaç yok.

Batıdaki doktorlar kendilerini geliştirmek için ayda 6 adet medikal araştırma raporu okuyor. Yapay zeka programı IBM Watson ise 15 saniyede 500 bin tane okuyor. Okuyor, sentezliyor, yorum yapıyor ve bir çıktısı oluyor onun. Aynı tıp doktorunun yaptığı gibi… O yüzden rekabet edebilmek mümkün değil.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir