SON MAKALELER

Schwarzkopf, 120. yıla #istediğinsen’le girdi

0
#istediğinsen kampanyası farklı stillerin, anların ve kutlamaların bir yansıması olan Schwarzkopf, 120 yıldır yenilikleriyle kendilerini daha iyi ifade etmeleri için insanları güçlendiriyor. Misyonu, yeniyi ve kendini çeşitli şekilde ifade etmeyi desteklemek olan Schwarzkopf’un saça olan tutkusuyla da uzmanlığını yansıtıyor. Güçlü marka, 120’nci yılında güven ve modayla dolu yenilikleriyle de gurur duyuyor. Henkel Beauty Care Global Pazarlama Direktörü Marie-Ève Schroeder, kampanya ile ilgili “İnsanlar artık klişe güzellik anlayışlarının dışına çıkmak istiyor. Her birey, karakterini kendi bireysel ve otantik yoluyla ifade eder. Schwarzkopf, herkese kendisini en güzel ve her an rahat hissettirecek stilleri sunuyor” açıklamalarında bulundu. #istediğinsen – gerçek insanlar, gerçek görünüm #istediğinsen modern ve yenilikçi kampanyaları ve Toni Garrn gibi dünyaca ünlü modelleri, Iamgalla gibi global Schwarzkopf elçilerini ve farklı yaş gruplarından sözcüleri bir araya getirdi. Ünlü blogger ve stilist Gamze Biran da tüm dünyanın takip ettiği etkinliğe katılarak Türkiye’yi temsil etti. Armin Morbach, 120. yılında Schwarzkopf için bir ilke imza attığını ifade ederek; markanın tamamen bireylerden ve doğal güzellikten ilham aldığını, saç kategorisinde bir öncü olarak gördükleri Schwarzkopf’u, saç fotoğrafçılığında modelleri daha doğal yönleriyle öne çıkartabilmek için fotoğraf düzenlenmesinden kaçındığını söyledi. Yüzlerce üründen oluşan portfolyosu, yeni partnerleri ve hikâyeleriyle Schwarzkopf’un herkese kendini en iyi şekilde ifade etme şansı tanıdığını söyledi. #Schwarzkopf, #istediğinsen

“Çin’deki fuar Türk firmaları için altın fırsat”

0

Çin’e ihracatı artırmanın yolu Çin’deki ithalat fuarından geçiyor 

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği – İKMİB’in, kimyanın alt sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerini mevcut ve yeni pazarlar hakkında bilgilendirmek amacıyla düzenlediği “Çin Halk Cumhuriyeti Ülke Bilgilendirme Semineri’nde, Çin’de ihracatçıların karşılaştığı vize sorunları, gümrüklerde yaşanan sıkıntılar ve tarife dışı engeller hakkında bilgilendirme yapıldı. İKMİB tarafından 30 Mart 2018 Cuma günü Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, T.C Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ülke Masası Uzmanı E. Çiğdem Kemahlı, Eski Şangay Ticaret Ataşesi Mustafa Yavuz, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu CUI Wei,   DEİK Türkiye – Çin iş Konseyi Başkanı Murat KOLBAŞI, İMMİB Genel Sekreteri Armağan Vurdu, İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Müşaviri HUANG Songfeng ve Çin Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri ZHU Guangyao katıldı. Çin’in ekonomik durumu, dış ticareti, pazar yapısı, yatırım ve iş fırsatları hakkında detaylı bilgilerin paylaşıldığı seminerde, “Türkiye-Çin İlişkileri”, “Çin Pazarı ve İhracat İmkânları” ve 5-10 Kasım 2018 tarihleri arasında İKMİB Milli Katılım organizasyonu ile düzenlenmesi planlanan “China International Import Expo Fuarı” hakkında da bilgilendirme yapıldı. T.C Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Ülke Masası Uzmanı E. Çiğdem Kemahlı, Çin Pazarı ve ülke ekonomisi hakkında bilgi vererek, “Yıllık ortalama yüzde 10,2’lik bir hızla büyüyen Çin’in bu hızı 2012- 16 yılları arasında ortalama yüzde 7,6’ya düşmüştür. 2018 yıllık büyüme tahmini ise yüzde 6,5’dur. Dünya ihracatında yüzde 13’lük payla birinci ülke ve dünya ithalatında yüzde 14’lük payla ikinci ülke konumundaki Çin’in 2016 yılındaki dış ticaret hacmi 3,7 trilyon dolardır” dedi. Çin pazarında yer almak için yapılması gerekenlere dikkat çeken Kemahlı, Pazar araştırması yapılması, fuarlara sürekli katılım yapılması, mevzuatların takip edilmesi vb. gibi konular hakkında firmaların dikkat etmesi gereken hususları paylaştı. Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkileri değerlendiren İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, son yıllarda dünyanın bir numaralı tedarikçisi ve ihracatçısı konumunda olan Çin ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin ilk kez 1 milyar dolar ticaret hacminin aşıldığı 2000 yılından bu yana düzenli bir gelişme gösterdiğini belirtti. Akyüz, Türkiye’nin Uzakdoğu’daki en büyük ticari ortağı olan Çin’e 2017 yılında gerçekleştirilen ihracatın 2,9 milyar dolar olduğunu ve Çin’in 2017 yılındaki ithalatının yüzde 1,9’una tekabül ettiğini ifade etti.  Çin’den yapılan ithalatın ise 23 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Akyüz, “Bu tutar, 2017 ithalatımızda yüzde 10’luk bir paya sahip olmuştur. Hızlı büyüme rakamlarına son 10 yılda aşina olduğumuz Çin, Türk özel sektörü açısından, ucuz, kar marjı yüksek, bir ithalat kaynağı olarak görülmektedir. Oysa Çin aynı zamanda çok önemli ve büyük bir Pazar konumundadır. Türkiye’nin daha iyi tanıtılması ile birlikte bu pazarda Türk ihraç ürünleri için de bir imkân ortaya çıkabilir.  Çin’e mal satabilmek için öncelikle Çin’de yoğun olarak gerçekleşen ticaret fuarlarına katılarak ülkemizi ve ürünlerimizi tanıtmamız şart. Fuarlar firmalarımız için altın fırsattır. İnanıyorum ki, bu çabalar sonucunda yüksek bir ithalat potansiyeline sahip olan ve iç tüketime dayalı büyüme sürecine geçmeye çalışan Çin’e yönelik Türkiye’nin ihracatı yeterli bir seviyeye ulaşacaktır” dedi. DEİK Türkiye – Çin iş Konseyi Başkanı Murat KOLBAŞI, Çin pazarı hakkında sunum yaparken, İMMİB Genel Sekreteri Armağan Vurdu ise 5-10 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek “China International Import Expo” hakkında bilgi verdi. #çin, #fuar, #ikmib

İKMİB, KİMYA İHRACATININ YILDIZLARINI ÖDÜLLENDİRDİ

0
Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren ilk üç sektöründen biri olan kimya, 2017 yılında 16,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) geçtiğimiz yıl en fazla ihracat yapan üyelerini başarılarından dolayı ödüllendirdi. Raffles İstanbul Zorlu Center’da düzenlenen 2017 İKMİB İhracatın Yıldızları Ödülleri töreninde 24 kategoride 120 ödül sahiplerini buldu. Plastikten kozmetiğe, ilaçtan kauçuğa, medikalden boyaya kadar kimyanın farklı alt sektörlerindeki 10 binden fazla ihracatçı firmayı temsil eden İKMİB, 2017 yılında 16,1 milyar dolarlık ihracata imza atan sektör temsilcilerini ödüllendirdi. Türkiye sanayinin nabzını tutan ve 300 binden fazla kişiye istihdam yaratan kimya sektörü, 2018 yılı için 18 milyar dolarlık ihracat hedefi koydu. Mart ayında Şubat ayına göre yüzde 23,5 artarak 1 milyar 565 milyon dolar ihracat gerçekleştiren kimya sektörü, yılın üç aylık döneminde ise geçen yıla kıyasla ihracatını yüzde 1,85 artırarak 4 milyar 186 milyon dolar ihracata ulaştı. İKMİB’in, kimya sanayide faaliyet gösteren üye firmalarını başarılarından dolayı onurlandırmak ve teşvik etmek  amacıyla düzenlediği “2017 İKMİB İhracatın Yıldızları” töreninde 24 farklı kategoride 120 ödül verildi. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz’ün ev sahipliğinde Raffles İstanbul Zorlu Center’da düzenlenen ödül törenine; T.C. Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, İSTOÇ Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kemalbay, Kauçuk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurhan Kaya, Madeni Yağ, Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği (MAPESAD) Başkanı Tayfun Koçak, Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, PLAT Derneği Başkanı İmer Özer, Kompozit Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri İsmail Hakkı Hacıalioğlu, İMMİB Genel Sekreteri Armağan Vurdu, İKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri ve sektör firmaları temsilcileri katıldı. Kimyanın alt sektör ve ürün gruplarında en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 5 firmanın ödüllendirildiği gecede 24 kategoride en başarılı firmalar ödüllendirildi. Kimya sektörü ihracatçılarının her yıl çıtayı yükselterek ilerlediğini vurgulayan T.C. Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, “2018’de ihracatımızın büyümeye olan katkısının devam edeceğini görüyoruz. Kimya sektörü stratejik bir sektör. Her alanda birçok sektörün girdisi olan bir sektör. Buradaki büyüme çok büyük anlam ifade ediyor. Yenilikçi kimya sektörü ihracata büyük katkı sağlıyor. En çok ihracat yapan sektörler arasında 3’üncü sırada yer alıyor. Çok daha hızlı gelişebilecek bir sektör. 2023 yılındaki 50 milyar dolar hedefe siz ihracatçılarımızla ulaşacağız. Ar-ge, inovasyon, tasarım, marka ve girişimcilik unsurları ile büyüyeceğiz. İhracatçımızın her adımında yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Yatırım paketini yakında Cumhurbaşkanımız açıklayacak. Türkiye’nin büyümesine, ihracatına katkı sağlayan çok değerli sanayicilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. İKMİB Başkanı Murat Akyüz’e ve yönetime, kimya sektörüne, dolayısıyla Türkiye ekonomisine yaptıkları katkı için teşekkür eden Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında hem ekonomi hem ihracat açısından çok güzel başarılar elde ettik. Türkiye ekonomisinde 2017 yılında yüzde 7,4’lük büyüme oranı yakaladık. Bu büyümenin yüzde 2,55’i ihracat kaynaklı oldu. Kimya sektörü de en çok ihracat gerçekleştiren 3’üncü sektör olarak büyümeye katkı sağladı. Bu başarıyı yakalayan tüm ihracatçılarımızı alkışlıyorum. İhracatta başarıyı yakalamak için 5 temel öğeye dikkat etmemiz gerekiyor. Ar-ge, inovasyon, tasarım, marka ve girişimcilik ile ihracatımız daha çok büyüyecek” dedi. Törende açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, ödül alan firmaları kutlayarak, “Ülkemiz için zor bir dönemi geride bıraktık. Birbirimizden aldığımız güç sayesinde yaşanan tüm siyasi ve ekonomik olumsuzluklardan mümkün olan en az şekilde etkilendik. Ülkesine ve insanlarına inancı tam olan ihracatçılarımız tüm zorluklara rağmen mücadelelerine devam ederek ülke ekonomisinin olumlu görünümünü korumayı başardı. Kimya sektörümüz 2017 yılında 16,1 milyar dolarlık ihracata imza atarak Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü oldu. Türkiye genelinde yapılan 16,1 milyar dolar seviyesindeki kimya ihracatının yüzde 50’sini oluşturan 8 milyar dolarlık ihracat ise İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştirildi. Biz de bu gece burada sektörümüze katkı yapan ihracatçılarımızla bu gururu ve mutluluğu paylaşmak için bir araya geldik. İhracatın Yıldızları ödüllerinin firmalarımız açısından önemli bir motivasyon olduğu inancındayım” dedi. Sektör ihracatını değerlendiren Akyüz, “Sektörümüzün 2017 yılı ihracatı bir önceki yıla göre miktarda yüzde 10,9 artış ile 18,3 milyon ton, değerde ise yüzde 15,2 artışla 16,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kimya sektörünün 2017 yılında en çok ihracat yaptığı ilk on ülke; Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya, Irak, Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, İtalya, İran, İspanya, Yunanistan ve İngiltere olarak sıralandı. Geride bıraktığımız yıl en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke grubu ise yüzde 36 pay ve 5,8 milyar dolarlık ihracatla Avrupa Birliği oldu. Alt sektörlerimiz açısından geçen yılı değerlendirdiğimizde ihracata en fazla katkıyı 5,3 milyar dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri, 3,5 milyar dolarlık ihracatla mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler ile 1,3 milyar dolarlık ihracatla anorganik kimyasallar ürün gruplarının yaptığını görüyoruz” diye konuştu. İKMİB olarak sektörü daha iyi noktalara taşımak ve ihracatçılara destek olmak adına birçok faaliyet gerçekleştirdiklerini aktaran Akyüz, “Ortadoğu’dan Asya’ya, ABD’den Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada sektörümüz ile ilgili en önemli fuarlarda milli katılımlı fuar organizasyonları düzenleyerek hem ülkemizi hem de sektörlerimizi tanıtıyoruz. Birlik olarak, sorunlarımızın çözümünde etkin rol oynuyoruz. Kurmuş olduğumuz Whatsapp Hattı sayesinde ihracatçılarımız görüş ve sorularını günün her anı bize ulaştırabiliyor. 7 yıldır aralıksız düzenlediğimiz Ar-Ge Proje Pazarı organizasyonlarımızda kimya sektöründe 800’ün üzerinde yenilikçi projeyi sanayicilerimize sunduk” açıklamasını yaptı. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “Dünyanın dört bir yanına ürünlerimizi ulaştırıp milyarlarca dolarlık ihracat gerçekleştirmemizi sağlayan ihracatçılarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Ödül alan firmalarımızı da yürekten kutluyor başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.
KATEGORİ SIRA ÖDÜL ALAN FİRMALAR
RENKLİ KOZMETİKLER İHRACATI 1 ERKUL KOZMETİK
RENKLİ KOZMETİKLER İHRACATI 2 KOSAN KOZMETİK
RENKLİ KOZMETİKLER İHRACATI 3 TAN-ALİZE KOZMETİK VE TEMİZLİK ÜRÜNLERİ
RENKLİ KOZMETİKLER İHRACATI 4 KADIOĞLU KOZMETİK
RENKLİ KOZMETİKLER İHRACATI 5 ATM KOZMETİK
 
KATEGORİ SIRA ÖDÜL ALAN FİRMALAR
KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 1 EVYAP INTERNATIONAL
KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 2 COSTER AEROSOL VALF
KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 3 ERTE KOZMETİK
KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 4 KOSAN KOZMETİK
KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 5 APS AMBALAJ KOZMETİK
 
ISLAK TEMİZLEME MENDİLLERİ İHRACATI 1 SAPRO TEMİZLİK ÜRÜNLERİ
ISLAK TEMİZLEME MENDİLLERİ İHRACATI 2 ARSAN KİMYA
ISLAK TEMİZLEME MENDİLLERİ İHRACATI 3 FULYA KOZMETİK
ISLAK TEMİZLEME MENDİLLERİ İHRACATI 4 KARDEŞLER UÇAN YAĞLAR
ISLAK TEMİZLEME MENDİLLERİ İHRACATI 5 AKSAN KOZMETİK
 
KOKU KİMYASALLARI İHRACATI 1 ERDOĞMUŞ PARFÜM SANAYİ
KOKU KİMYASALLARI İHRACATI 2 GÜLÇİÇEK KİMYA VE UÇAN YAĞLAR
KOKU KİMYASALLARI İHRACATI 3 SELUZ KİMYA KOZMETİK
KOKU KİMYASALLARI İHRACATI 4 FROMA ESANS VE AROMA
KOKU KİMYASALLARI İHRACATI 5 ELSO KİMYA
KATEGORİ SIRA ÖDÜL ALAN FİRMALAR
SABUN VE YIKAMA MÜSTAHZARLARI İHRACATI 1 COLGATE PALMOLİVE TEMİZLİK ÜRÜNLERİ
SABUN VE YIKAMA MÜSTAHZARLARI İHRACATI 2 PROCTER AND GAMBLE TÜKETİM MALLARI
SABUN VE YIKAMA MÜSTAHZARLARI İHRACATI 3 BASF TURK KİMYA
SABUN VE YIKAMA MÜSTAHZARLARI İHRACATI 4 EVYAP INTERNATIONAL
SABUN VE YIKAMA MÜSTAHZARLARI İHRACATI 5 HAYAT KİMYA
 
PLASTİK AMBALAJ İHRACATI 1 KOROZO DIŞ TİCARET
PLASTİK AMBALAJ İHRACATI 2 ROMA PLASTİK
PLASTİK AMBALAJ İHRACATI 3 ELİF PLASTİK AMBALAJ
PLASTİK AMBALAJ İHRACATI 4 HAYAT KİMYA
PLASTİK AMBALAJ İHRACATI 5 POLİNAS PLASTİK
 
PAZAR SAYISI ARTIŞ 1 REKSOİL PETROKİMYA SANAYİ
PAZAR SAYISI ARTIŞ 2 HUNCA GLOBAL
PAZAR SAYISI ARTIŞ 3 ABOX PLASTİK AMBALAJ
PAZAR SAYISI ARTIŞ 4 MEDBAR TIBBİ MALZEMELER
PAZAR SAYISI ARTIŞ 5 ASİL GROUP
#ikmib, #ihracat, #kimya

ULUSLARARASI ESANS ÜRETİCİSİ MG INTERNATINAL FRAGRANCE COMPANY’DEN İHRACAT ATAĞI

0
Esans ihracatını geçtiğimiz yıl yüzde 60 artırdı  Dünyanın önde gelen esans üreticilerinden MG International Fragrance Company (MG Gülçiçek), 2017 yılında yaptığı yüzde 60 ihracat artışı ile ihracatın yıldızları arasında yer aldı.  Kocaeli Gebze’deki 20.000 m2’lik alan üzerine kurulu 46.500 m2’lik üretim tesisine bu yıl 5,265 m2’lik yeni bir ek tesis ekleyen şirket, 5.2 milyon dolarlık ek tesis yatırımıyla kapasitesini daha da yükselterek 2018 yılında ihracatını iki kat artırmayı hedefliyor. Dünyanın tek bir çatı altındaki en yüksek kapasiteli ilk entegre esans üretim tesisine sahip MG International Fragrance Company, global çapta ihracat atağına geçti. Yarım yüzyılı aşkın bir süredir sektör deneyimine sahip olan MG International Fragrance Company, bir önceki yıla göre ihracatını yüzde 60 artırdı. Halen 72 ülkeye ihracat gerçekleştiren uluslararası esans üreticisi, 2018 yılı sonuna kadar ihracat yaptığı ülke sayısını 80’e çıkarmayı planlıyor. Global çapta ihracat atağına geçen MG International Fragrance Company, son iki senedir gerçekleştirdiği hızlı büyümesini 2018 yılında da sürdürmeyi hedefliyor. Yüzde yüz yerli sermayeli MG International Fragrance Company, 2015 yılında 65 milyon USD’lık yatırımıyla açtığı yeni üretim tesisi ile birlikte, 8 kat büyüme göstermişti. Kocaeli Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 20.000 m2’lik alan üzerine kurulu 46.500 m2’lik üretim tesisine ek olarak 5.265 m2’lik kapalı alan daha ekleyen MG International Fragrance Company, bugün toplamda tesis büyüklüğünü 50 bin m2’nin üzerine çıkarmış oldu. 2017 yılının Ekim ayında bünyesine kattığı ek tesisi ile birlikte şirket; üretim hattını çoğaltıp depo alanını genişletmeyi planlıyor. 2018 yılında faaliyete girecek ek tesis için toplamda 5.2 milyon dolarlık arazi ve bina yatırımı yapan MG International Fragrance Company, üretim hattı makine parkurunu kapsayan teknoloji yatırımını ise bu yıl tamamlayacak. Yeni üretim hattı ile birlikte kapasite artırımı gerçekleştirecek olan şirketin yurtdışı pazarlar için de yeni hedefleri var. MG International Fragrance Company Onursal Başkanı Mişel Gülçiçek, “2015 yılında tesisimizin Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulması ve işletilmeye alınması ile beraber bu kadar kısa süre içerisinde birçok başarılı projeye imza atmış olmanın verdiği güven, bilinç ve anlayış ile hareket ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de hedeflerimizi geliştirerek yeni projeler oluşturmak önceliğimizdir” dedi. İHRACATIN YILDIZLARI ARASINDA İhracat kapasitesini artıran MG International Fragrance Company, Türkiye ekonomisine sağladığı katkı ile 2017 yılının İhracat Yıldızları arasındaki yerini de aldı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen “2017 İKMİB İhracatın Yıldızları Ödülleri”nde MG International Fragrance Company, Koku Kimyasalları İhracatı alanında ikinci oldu. Türkiye ekonomisine geçen yıl 16 milyar doların üzerinde ihracatla büyük katkı sağlayan kimya sektörünün başarılı firmaları ödüllendirildiği geceye Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz ile pek çok şirket yetkilisi katıldı. MG International Fragrance Company adına ödülü Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin’den aldı. SÜRDÜRÜLEBİLİR HAMMADDE ÜRETİYOR Global sektörde dünyada ilk 20’nin içerisinde yer alan MG International Fragrance Company, Toplam Faktör Verimliliği kapsamında yaptığı çalışmalarla da son dönemde Kalkınma Bakanlığı ile işbirliği yaparak çalışmalarını güçlendirdi. Ar-Ge çalışmaları ve verimlilik hakkında konuşan Mişel Gülçiçek şöyle dedi: “MG International Fragrance Company olarak endüstriyel, ev bakım, kişisel bakım ve kozmetik sektörü başta olmak üzere global ve Türk markalar için özel hammadde temin ederek esans üretimi yapıyoruz. 7 bin 500 ton üretim kapasitemiz içerisinde katma değeri yüksek ürünler ürettiğimiz için Ar-Ge çalışmaları, pazarlama ve dağıtım süreçlerimizi de küresel bir strateji çerçevesinde her geçen gün geliştiriyoruz. Dünyanın tek bir çatı altındaki en yüksek üretim kapasiteli otomatik üretim robotunu ilk kez biz Türkiye’de fabrikamızda kurduk. 28 km’lik çelik boru hattımız el değmeden 1080 hammaddenin bağlı bulunduğu besleme tanklarından, robotik sistem üretim hattımıza aktarılmaktadır. Bilişim ve yeni teknoloji kullanımı konusunda sektörümüzde birçok ilke imza atmış bir kuruluşuz. Örneğin, sektörde ilk IBM network sistemini ve ilk robot üretim sistemini bir önceki tesisimizde hayata geçirmiştik. Yalnızca esans üretimi gerçekleştirmekle kalmayıp, bünyemiz içerisinde Ar-Ge merkezi faaliyetleri kapsamında, 280’e yakın hammaddeyi de üretip, uluslararası piyasalarda sektörümüzde faaliyet gösteren yabancı üreticilere de satışını gerçekleştirmekteyiz. MG, sadece bir üretim merkezi değil aynı zamanda bir yaşam alanı olarak kurgulanmıştır. Aslına bakılırsa MG International Fragrance Company’nin yeni tesisi insana yapılmış bir yatırım. Bina içinde toplantı salonları, 120 kişilik bir auditorium, pilates ve fitness salonları, sauna, bir yarı olimpik yüzme havuzu, sosyal tesis, mescit ve konuklarımızın, yurtdışından gelen uzmanların ya da yoğun çalışma temposu nedeniyle evlerine gidemeyen çalışanlarımızın konakladıkları 30 kişi kapasiteli 6 VIP odalı butik otel tarzında bir misafirhanemiz var. Bistro tarzındaki Restoranımız, çalışanlara her gün farklı damak lezzetlerinden oluşan menüsüyle hizmet veriyor. Sektörde bir başka eşi benzeri bulunmayan Gebze fabrikasında, takdim ve takdir anlayışıyla aidiyet duygusu derinden hissediliyor. Özetle burada, kokunun yaşam merkezinde, Mg International Fragrance Company olarak hem dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimizi, hem de tüm çalışanlarımızı evlerinde hissettirmeye özen gösteriyoruz ve göstermeye de devam edeceğiz .” #mg, #ihracat, #gülçiçek

Kelimelere sığmayan erguvan…

0
-Baklagiller familyasının bir üyesi olan erguvanın botanik adı Cercis siliquastrum. -Tek gövdeli, yaprak döken, minik ağaç denilebilecek çalı görünümündeki erguvan 10 metreye kadar boy verebiliyor. -Kuru, taze, kireçli balçıklı toprakları sevdiği gibi, sıcağa ve soğuğa karşı dayanaklılığı ile biliniyor. -Çiçeklerinin yapraklarından önce açma özelliği ile badem ve erik ağaçlarını taklit eder. -Erguvanın yaprakları daireye benzer şekilli ve karşılıklı diziliyor. Dip kısmı kalp şeklinde ve yaprak uçları yuvarlaktır seyir ediyor… -Çiçekler 1,5-2 cm uzunluğunda kırmızı-mor 3-6 tanesi bir arada bulunuyor. -Sonbaharda olgunlaşan meyvesi fasulye biçiminde olup, 7-10 cm uzunluğundadır. -İçinde bulunduğumuz ay, ona en güzel rengini; yani pembe ve morumsu tonunu verir. Baharın geliş kokusu! Kokular, belirli anıları tetikleyen çok güçlü bir araçtır ve kayıp anıları kişiye hatırlatma amacıyla terapide kullanılır. Toronto Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, kokuların tetiklediği anıların daha net, daha yoğun ve daha duygusal olma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni, kokuyu işleyen beyin bölümünün duygu ve hafızada yer alan kısımlarla doğrudan bağlantılı olmasıdır. Erguvanların çiçek açmasıyla birlikte, o özlenen kokunun yayılmasından baharın güzelliklerle geldiğini anlarız. İstanbul’un tarihi kokusunu en güzel anlatan erguvan çiçeğini ele alacağız bu dosyamızda… Manası hüzün, utanç, güç ve kibir, naz ve niyaz, aşk ve işve, neşe ve de zarafetle tarumar, aynı İstanbul gibi… Rengi de diğer renklere göre pek de özel bir tondadır. Hatta Roma İmparatorluğu’nun ana rengi olmasıyla bilindiği gibi, kararlılığın ve gücün rengi olarak kabul edilirmiş zamanında. Sert ve güçlü dallarından baston yapıldığı; mor, lila, pembe tonları arasındaki rengi de Türk mutfağında salatalara renk ve lezzet kattığı bilinen özelliklerinden. İstanbul’da erguvan güzelliği Biliyorsunuz erguvan çiçeğinin anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya. Türkiye’de ise Kuzey Anadolu’da Karadeniz kıyılarında yetişse de Ege ve Marmara Bölgelerinde yaygın olarak boy gösteriyor. Daha önemlisi; İstanbul’un her yanında görülen, ama boğazda bir başka açan muhteşem güzellik. İstanbul’da erguvanların güzelliğini ve kokusunu duyabileceğiniz yerleri sizlere şöyle sıralayabilirim; Eminönü, Üsküdar ve Beşiktaş’tan yapacağınız deniz seyahatlerinde görebileceğiniz gibi, Yahya Efendi Dergâhı’nın üzerinden başlayıp, Yeniköy’e kadar uzanan erguvanları seyredebilirsiniz. Yoğun olarak Aşiyan mezarlığında, Rumeli Hisarı’nın sağında ve solunda bir gerdanlık gibi eşsiz güzelliğini size gösterecektir. Anadolu yakasında ise Paşa Limanı’ndan başlayıp, Beykoz’daki İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sosyal Tesislerine kadar uzanır. Karadan gidildiğinde Fethi Paşa Korusu, Kanlıca civarı ve Beykoz İBB Sosyal Tesisleri, Özgürlük ve Fenerbahçe parkları; Avrupa yakasında Rumelihisarı, Yıldız Korusu, Emirgan Korusu, Eyüp (Pierre Loti) yamaçlarında da erguvanların görülebileceği yerlerdir. İstanbul’un en yaşlı erguvanlarından biri Bağlarbaşı’ndaki Validebağ Korusu’nda yer alır. Ama siz nadir bulunan beyaz erguvanların adresini isterseniz, Üsküdar kıyılarını işaret etmek isterim. Osmanlı’nın simgelerinden… Erguvan, yüzyıllar botunca Osmanlı devletinde simge oldu. Sultan Yıldırım Beyazıt’ın damadı Anadolu erenlerinden Emir Sultan’ın her yıl erguvan açma mevsiminde Bursa’da müritleriyle buluşması sebebiyle 14. yüzyıldan itibaren her bahar düzenlemeye başlanan erguvan şenlikleri; 19. yüzyıla kadar gelenek olarak sürdürüldü. Osmanlı döneminde sayılarının azalması üzerine, padişah fermanıyla boğaza, erguvan ağacı dikilmesi emredilmiş. Günümüzde bu şenlikler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin çabaları ile tekrar canlandırılmaya başlandı. Turizimde erguvan… Erguvan ağacının turistik bir malzeme olarak da değeri var. Güney Afrika’nın Pretoria şehrinde Jakaranda ağaçları gibi baharda açar. Pretoria şehrine en çok turist o zaman gider. Şehrin manzarasını değiştiren bir ağaç. Aynı şekilde Japonya’da sakura ağaçları çiçek açtığında ülke çok turist alıyor. Keza Washington’a 1912 yılında götürülmüş kiraz ağaçları var. 103 yıldır orada ‘Ulusal Kiraz Çiçeği Festivali’ adıyla şenlikler yapılıyor. Amerika’nın her tarafından ve Avrupa’dan oraya ağaçları seyretmeye gidiyor insanlar. Nasıl İstanbul’a lale zamanı turist geliyorsa aynı döneme yakın çiçeklenme gösteren erguvanlar içinde, botanik meraklıları, yerli ve yabancı turistler, erguvan ağaçlarını seyretmeye İstanbul’a geleceklerdir. Nerede yetişir, nasıl bakılır? Erguvan’ın üretimi tohum ve çelikle yapılıyor. Tohumlarda kabuk sertliğinden kaynaklanan çimlenme engeli bulunuyor. Bu sebeple erguvan tohumları 2-3 dakika sıcak suda hemen ardından 24 saat boyunca ılık suda bekletildikten sonra Nisan ayında ekiliyor. Eksi 10 dereceden daha soğuk olmayan bir bölgede, ışıklı tam güneş veya yarı gölge ortamlarda yetişebiliyor. Kuraklığa dayanıklı olan bu bitki hava kirliliğinden de etkilenmiyor. İstekleri yok denebilecek kadar az, bu yüzden şartlar sağlandıysa kış budaması dışında herhangi bir bakım istemiyor. Budamada dikkat edilecek en önemli şey ise mantar riskinden uzak durabilmek adına açık yara bırakmamak. Edebiyatımızda erguvan… Dillere destan olan erguvan, tarih boyunca bir çok şairin ilham kaynağı olmuş. Ama önce Ahmet Hamdi Tanpınar’ın O’nun için dediği, “Gülden sonra bayramı yapılacak çiçek varsa o da erguvandır” sözünü referans alalım. Boğazda bir gerdanlık gibi duruşu, mis gibi kokusu, adına yazılan ve dilden dile dolaşan şiirlerle Erguvan çiçeğini,  Ziya Osman Saba, Edip Cansever, Yahya Kemal Beyatlı gibi önemli isimlerin kalemlerine dolanmış satırlarla bitirelim erguvan dosyamızı; Bahçelerden Uzak İstemem artık ışık, râyiha, renk âlemini, Koklamam yosma karanfille, güzel yâsemini. Beni bir lâhza müsâit bulamaz idlâle, Ne beyaz bâkire zambak, ne ateşten lâle. Beklemem fecrini leylâklar açan nîsânın, Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın. Her sabah başka bahâr olsa da ben uslandım, Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım … Yahya Kemal Beyatlı Ağaç Gün bitti, Ağaçta neşe söndü. Yaprak ateş oldu, kuş da yakut; Yaprakla kuşun parıltısından Havuzun suyu erguvana döndü.. Ahmet Haşim Boşversene sen niye beklemeli Boşversene sen niye beklemeliSıktı artık bu kent beni Çekip gitmeliyim hiç düşünmeden Bulmalıyım aradığım o yeri Şiirmiş, bilgelikmiş her neyse Ne varsa benden kalsın geride Kalsın o yalanlar, o yalan ilişkiler de Ve ölümler ki sevdanın ikiz doğurduğu Yetsin, taşımak istemiyorum hiçbirini yedeğimde Nerdesin ey benim hergün yeniden doğan oğlum Sevginin çoğul oğluSenin ülkende yalnız bütün özlemler Bilirim yalnız orda, içtenlik, erinç, coşku Bayrağındaki bir tek çiçekli dalla Orda uçsuz bucaksız Olanca görkemiyle bir erguvan imparatorluğu. Edip Cansever #erguvan, #turizm, #edebiyat

20 yıllık deneyimiyle İPEKYOLU Uluslararası Fuarcılık, kozmetik, güzellik fuarı sektörüne yeni projesi; Beauty Istanbul, 2-3-4 Ekim 2019 ve Yeni Fuar, Yeni Tarih, Yeni Fuar Alanı ve Deneyimli Ekip mottosuyla dönüş yapıyor.

0
İstanbul merkezli İpekyolu Fuarcılık, İstanbul, Moskova, Almatı, Dubai gibi birçok şehirde 20 yıldır başarılı fuarlar organize ediyor. Ayrıca İpekyolu, özellikle kozmetik, güzellik sektörlerinde öncü fuar olarak bilinen önceki yıllarda düzenlediği fuarlarıyla kanıtlanmış birçok başarıya sahip. İpekyolu çalışmalarına 1999 yılında Moskova, Ukrayna, Dubai, Paris ve daha birçok ülkede düzenlenen uluslararası kozmetik fuarlarına, milli katılım organize ederek başladı. 2005 yılında İstanbul’da organize edip, 10 yıl boyunca sürdürdüğü kozmetik fuarını, uluslararası güzellik sektöründe öncü ticari oyuncularla iyi ilişkiler geliştirerek büyütüp, 2014 yılında uluslararası fuar organizatörü bir firmaya sattı.  20 yıllık tecrübesi boyunca İpekyolu Fuarcılık, İstanbul, Kazakistan, Tacikistan gibi farklı ülkelerde birçok sektörde uluslararası fuarlar düzenledi. Düzenlediği organizasyonların başarısı ve sektöre verdiği kaliteli hizmetler sonucunda 2007 yılında UFI ( Uluslararası Fuar Organizatörleri Birliği) üyesi statüsüne yükseldi. 3 yıllık bir yenilenme sürecinden sonra kozmetik, güzellik endüstrisinden gelen istekler, sektörün ihtiyaçları doğrultusunda, İpekyolu Fuarcılık, dünya kozmetik fuarları sektöründe öncü olmak için sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak yeni fikirleriyle Beauty Istanbul kozmetik fuarı organize ediyor. Beauty Istanbul 40 ülkeden, çoğunluğu Avrupa, Asya ülkeleri ve Türkiye’den olmak üzere 400’den fazla katılımcıyı misafir etmeyi bekliyor. Kişisel bakım ürünleri, parfüm, saç bakım ürünler, spa & wellness ürünleri, makyaj, dermokozmetik, tırnak bakım, kuaför ve güzellik salon ekipman ve ürünleri, ev bakım, temizlik ve hijyen ürünleri gibi geniş bir ürün yelpazesini görücüye çıkarıyor. Fuarın en önemli odak konuları ise İslam ülkeleri için oldukça önemli olan Helal Kozmetik ürünleriyle beraber yükselmekte olan yeni kozmetik trendi doğal, organik kozmetik ürünleri üzerine olacak. Eşzamanlı Fuarlar: PLI – Private Label Istanbul, CosMaking Istanbul Beauty Istanbul sadece nihai ürünler için değil, aynı zamanda eşzamanlı Private Label İstanbul ile perakende zincirlerinin kendi ürünleri için kaynak bulabilecekleri bir buluşma noktası oluyor. Ayrıca, içerikten ambalaja kadar tüm kozmetik üretim aşamalarına dair, güzellik ürünleri, makine, etiketleme materyalleri Cosmaking İstanbul’da görücüye çıkıyor. Beauty İstanbul ve eşzamanlı fuarlar olan Private Label İstanbul ve CosMaking İstanbul ile kozmetik endüstrisinin tüm iş dallarını bir araya getirerek 3’ü 1 arada bir platform oluyor. Beauty İstanbul’a %35’i uluslararası olmak üzere 100 ülkeden 8.000’den fazla profesyonel ziyaretçi bekleniyor. Alıcılar için, fuar sadece geleneksel merkez bölgeleri hedeflemiyor ayrıca sektör için elverişli olabilecek daha yeni bölgelere de ulaşmayı çalışıyor. Ayrıca yerel alıcılar için, eski Sovyet Bölgesi (Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan İpekyolu’nun yerel ofisleri bulunmaktadır), Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika, Magrib ve Afrika kıtasının sektör için yeni keşfedilmemiş 50 ülkesi, Merkez ve Latin Amerika, Karayipler, Güney ve Güney Doğu Asya, ASEAN ülkeleri alıcı ve dağıtıcı firmaların geleceği ana ülkeler olacak. Beauty Istanbul ekibi bu amaçla Panama, Ekvador, Kosta Rika ve Meksika’da ziyaretler yaparak distribütör ve kozmetik endüstrisi iletişime geçip fuar tanıtımını yapıyor. İthalatçılar, distribütörler, perakende zincirleri, mağazalar, ecza zincirleri, saç ve güzellik salonu profesyonelleri, üretici, private label ürün alıcıları, ambalaj ve hammadde alıcıları Beauty İstanbul fuarının ana ziyaretçi profillerini oluşturuyor. Belirlenen tüm bu hedeflere ulaşmak için, Beauty Istanbul’un büyük uluslararası ekibi çalışmalarına 2 yıl öncesinden başlamış, road show, yüz yüze görüşmeler, tüm dünyada ziyaretler yapıp,  geleneksel ve dijital medyayı kullanarak fuar tanıtımlarına başlamış, diğer fuar organizasyonlarından bir adım öne geçerek bütünsel bir çalışma içine girmiştir. Ayrıca, büyülü şehir İstanbul’un kendisi iş, tarih, doğa, kültür ve aktivitelerle alıcıları şehre ve Beauty Istanbul’a gelmeye ikna ediyor.  Türk Hava Yolları’nın İstanbul’u uçuş transfer noktası haline getirmesi ve dünyada en çok noktaya uçuşu olan havayolu şirketi olması hem katılımcı hem de ziyaretçiler için fuara ulaşmayı daha kolay hale getiriyor. Hosted buyers – B2B – Matchmaking Beauty Istanbul ekibi fuarın başarısı ve kalitesini daha ilk fuardan kanıtlamak için hosted buyer programı üzerinde çalışmaya başladı ve tüm dünyadan 1000 uluslararası alıcıyı ağırlamayı planlıyor. Fuar boyunca b2b platform ve matchmaking programıyla hedeflenen alıcılar ve katılımcı firmaları bir araya getirerek alıcı ve satıcı firmaların beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Yeni tarih, Beauty Istanbul’un 2-3-4 Ekim tarihi, özellikle üretici ve alıcıların beklentilerini karşılamak için seçildi. Fuar tarihinin özellikle Avrupa ve Orta Doğu’da benzer fuarların düzenlendiği bahar döneminden uzakta olması alıcı ve dağıtımcıların fuara katılması için büyük şans sunuyor. Aynı şekilde Ekim ayında uluslararası fuar takviminin yoğun olmaması, katılımcı firmaların Beauty Istanbul’u seçmesi için etkili bir neden oluyor. Ayrıca, uluslararası fuar takvimlerinde yaz aylarındaki uzun durgunluktan sonra alıcılar yeni alımlarını yapmak için daha istekli oluyorlar. Yeni fuar alanı, Istanbul Kongre Merkezi şehrin merkezinde yer alıyor ve Taksim Meydanı’na 10 dakika yürüme mesafesiyle, İstanbul Boğazı, Sultanahmet, Kapalı Çarşı, Nişantaşı gibi alışveriş noktalarına ve merkezlerine yakınlığıyla katılımcı ve ziyaretçiler için çok elverişli bir noktada bulunuyor. 2-3-4 Ekim 2019 tarihlerinde sizleri de dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul’da, sektörün yeni gözdesi Beauty Istanbul’da görmeyi umuyoruz. #ipekyolu, #beauty, #fuar, #kozmetik

Doğanın gücü Nuxe Men’de

0
Erkeklerin cilt bakım ihtiyaçlarını doğanın gücüyle buluşturan dermokozmetik markası NUXE, geliştirdiği NUXE Men serisiyle kapsamlı bir cilt bakım deneyimi sunuyor. Erkeklerin cildi, kadınlarınkinden farklı olarak dış etkenlerden daha fazla etkilenir. Yapısı gereği daha yağlıdır ve kolajen içerir. Erkek cildinin özel ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilen NUXE Men serisi, 6 farklı ağaç özünün mucizevi etkisiyle zenginleşiyor. Seri, ürünlerin içeriğindeki meşe, gürgen, sandal ağacı, mantar ağacı, araucaria ve babobab özleri ile cildi yumuşatıyor, onarıyor, koruyor ve nemlendiriyor. Yüz, vücut ve saç için geliştiren çok amaçlı duş jeli, meşe ve gürgen özleri ile cilt bariyerini onarıyor, muhteşem kokusuyla enerji veriyor. 24 saat boyunca etkili deodorantı ise, sandal ağacı ve mantar ağacı özleri ile cildi yatıştırır, irritasyonu önler anı zamanda uzun süreli koruma sağlıyor. Alüminyum tuzu ve alkol içermeyen deodorant leke bırakmıyor. Cilt stresinden kurtulun Bir başka kişisel bakım ürünü olan tıraş jelinin ise sandal ağacı ve mantar ağacı özleri ile tıraş sonrası zarar gören cildi onararak, irritasyonu önlediği gözlemlenmiştir. Tıraş sonrası balsamı ürünü, baobab yaprakları sayesinde 24 saat nemlendiriyor. Araucaria özü ile cilt stresini azaltırken, anti-aging etkisi sağlıyor. Diğer ürünler kullanıldığı gibi sandal ve mantar ağacı özleri içeren çok amaçlı nemlendirici, cildi yatıştırırken, meşe ve gürgen özleri ile cilt bariyerini onarıyor. Cildi nemlendirerek, enerji veriyor ve sebum fazlasını emerek matlaştırıcı etki oluşturuyor. Her yaşa Nuxellence Men Erkeklerin favorisi haline gelecek bir başka ürün ise göz çevresi bakım kremi. Cildi yatıştırıp, göz çevresindeki şişkinliği ve koyu halkaları gideren krem aynı zamanda anti-aging etki sağlıyor. Ayrıca kontakt lens ile kullanıma da uygundur. Anti-aging özelliğine sahip çok amaçlı bakım kremi Nuxellence Men, her yaş grubuna ve tüm cilt tiplerine hitap ediyor. Cildi pürüzsüzleştirip sıkılaştırıyor, böylece mat görünüm yerini tazelenmiş ve canlı bir cilde bırakıyor. Çevresel etkenlerin hücrelerin enerji üretim merkezi olan mitokondri DNA’sında yol açtığı mutasyonları onarma özelliğine sahip Nuxellence Men’in içeriğinde çarkıfelek, sığırdili ve gelincik özleri bulunuyor. #nuxe, #man, #cilt

Acqua Di Parma’dan vazgeçilmez kokular

0
Lüks İtalyan parfüm markası Acqua di Parma büyüleyici iki kokusu Rosa Nobile ve Peonia Nobile ile teninize farklı bir dokunuş yaşatmaya hazırlanıyor. İsminin ilhamını Zeus’u iyileştiren çiçeğin kökünden alan Peonia Nobile kokusu, yoğun enerjisi ve asil duruşu ile sofistike kadınsılığı ortaya çıkarıyor. Karabiberin canlı notalarının ve ahududunun yumuşaklığı ile bir arada bulunduğu ferahlatıcı ve meyveli  kokusuyla teninizde kusursuz bir denge kuruyor. Şakayıkların görkemli notaları güneşli sardunyayla, yumuşak, zarif Türk gülüyle ve taze frezya ile zenginleştiriliyor. Bir asalet timsali Duygularının tadını çıkaran, hayallerinin peşinden koşan, deneyimlemekten korkmayan bir kadını tasvir eden Rosa Nobile, İtalyan gül bahçelerinden gelen asaletin bir parçası. Tomurcuk gülün sihirli dokunuşlarla açması ile gizeminden hiçbir şey kaybetmeden feminenliği doruklarda yaşayan zarif bir kadına ithaf olunan bu parfüm, bahçenin en güzide çiçeklerinden ilham alarak, sanatı güzellikle kusursuz dengede birleştirerek tutku, nezaket, ölümsüz sevgi, hassasiyet, sevinç, hayal, içsel bir servet duygusu ile buluşturuyor. #acquadiparma, #parfüm, #asalet

Yves Rocher’den #PINKMANTRA

0
Baharın tazeliğini ve birbirinden çarpıcı renklerini cildinize taşımaya hazır mısınız? Yves Rocher’nin Bahar Makyaj Koleksiyonu’nda pembenin en doğal halini cildinize taşıyacak olan İkili Aydınlatıcı Pudra, dudaklarınızı nemlendirirken ışıldamasını sağlayacak Ultra Nemlendirici Ruj ve pembenin en güzel tonlarını tırnaklarınıza taşıyacak Yoğun Renkli Ultra Parlak Oje… Pembe renk tonları ile daha aydınlık ve canlı bir tene sahip olmanızı sağlayan Yves Rocher İkili Aydınlatıcı Pudra Paraben içermiyor. İçeriğindeki kiraz yağı sayesinde dudaklarınızı besleyici bir özelliğe sahip olan Yves Rocher Ultra Nemlendirici Ruj, Bahar Koleksiyonuna özel 5 farklı renk seçeneği ile karşınızda… Bitkisel içerikle donatılmış Ultra Nemlendirici Ruj, Mineral Yağ, Silikon Ve Paraben içermiyor. Tırnakların sararmasına neden olan kimyasallar (Toluen, Formadehit, Kafur, Ftalat) içermeyen Yves Rocher Yoğun Renkli Ultra Parlak Oje, içeriğindeki elemi reçinesi sayesinde tırnaklarınıza zarar vermeden parlatır ve ojenizin çabuk kurumasını sağlar. Yves Rocher Bahar Koleksiyonuna özel 5 farklı renk seçeneği daha yakında raflarda yerini alıyor. #yves, #pinkmantra, #makyaj

CLARİANT’la gelecek güzel olacak

0
Şekerden elde edilen Clariant GlucoTain ürünleri, temizleme ve köpürme özelliklerinden ödün vermeden daha yumuşak ve çevre açısından sürdürülebilir temizlik sağlıyor. İyi köpüren ve iyi temizleyen bir şampuan üretmenin temelinde yenilikçi kimya anlayışı yatıyor. Özel kimyasallarda dünya lideri Clariant, Türkiye’de saç ve cilt bakım ürünlerinde yaygın kullanılan yüzey aktif maddelere, yenilikçi ve doğaya dost bir alternatif geliştirdi. T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Kimya Ürünleri ve Özel İhracat Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan 2016 Kozmetik Sektörü Raporu’na göre, Türkiye’deki ekonomik gelişmelerin ışığında kozmetik ve kişisel bakım ürünleri pazarı yılda ortalama %10 büyüme kaydediyor. Doğal kozmetikler ve kişisel bakım ürünlerinin pazardaki payı ise %5 ile dünya ortalamasına yakın. Clariant Türkiye ve Yakın Doğu Endüstriyel ve Tüketici Özel Ürünleri(ICS) Satış Müdürü Hilal Durgun Çınar, “Eko-güzellik, her ne kadar Türkiye’de son 10 yılda çok ilerlediyse de hala ciddi büyüme potansiyeline sahip. Zincir kozmetik mağazalarının artışıyla birlikte Türkiye’de tüketiciler yeni kozmetik markalarıyla da tanıştı. Bu durum, doğal ürünlere yönelik talebi de beraberinde getirdi” dedi. Daha yumuşak, daha sürdürülebilir Şampuanların yoğun köpüğünü ve saçı tertemiz yapma özelliğini sağlayan maddelere yüzey aktifler denir. Deterjandan duş jeline kadar tüm ürünlerde bulunan bu temizleme maddeleri, kir ve yağın ciltten ve saçtan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Ancak çevreye dost ve toksik maddeler içermeyen güzellik ürünlerine yönelik talep arttıkça, kişisel bakım sektörü de doğal maddelerden yüzey aktifler geliştirmeye odaklandı. Clariant tarafından yakın zamanda geliştirilen bir alternatif de, GlucoTain® adlı yüzey aktif serisi. Şekerden elde edilen GlucoTain® ürünleri, temizleme ve köpürme özelliklerinden ödün vermeden daha yumuşak ve çevre açısından sürdürülebilir temizlik sağlıyor. Clariant Global Uygulama Geliştirme Stratejik İnovasyon Proje Yöneticisi Peter Klug, “Şeker bazlı bu yüzey aktif maddeler, sektörde ilk defa mükemmel temizleme gücünü, yoğun besleyicilik özelliğiyle bir araya getiriyor. Son derece etkili olmanın yanı sıra, yenilenebilir hammaddelerden üretilmeleri de önemli bir etken” şeklinde konuştu. Yüzey aktif maddelere bilimsel bakış Suyun yüzey geriliminin yüksek olması, yağ ve kire tutunma özelliğini azaltarak tek başına yeterli temizlik sağlayamamasına yol açar. Bu olguyu cama vuran yağmur damlalarında da görmek mümkündür: Su molekülleri yüzeye yayılmak yerine birbirine tutunarak damlalar oluşturur. Yüzey aktifler devreye girmesinive suyun yüzey gerilimini düşürerek daha kolay dağılmasını, boşluklara ve aralıklara sızmasını sağlıyor. Yüzey aktiflerin molekül yapısı da kir ve yağa tutunmalarını kolaylaştırıyor. Tüm yüzey aktiflerin bir ucu uzun ve hidrofob (suyu iten) özellikte iken, diğer ucu hidrofildir (suyu çeker). Hidrofob uç kir ve yağa tutunup saç derisinden ve saç telinden kaldırırken, hidrofil ucu ise suya karışmasını sağlıyor. Durulama sırasında su molekülleri yüzey aktifin hidrofil ucuna tutunarak kir ve yağı uzaklaştırıyor. Yenilikçi kimya anlayışı ile Temizleme maddelerinin vazgeçilmezi olan yüzey aktifler, geçmişte yenilenemez petrol ürünleri ve sülfatlardan üretiliyordu; bunlar da vücut kimyasına sert geliyordu. Tüketiciler doğal ve çevreyle dost şampuanlara yönelmeye başladıysa da, bu ürünlerin diğerleri kadar iyi köpürmediği ve temizlemediği yaygın bir şikayetti. İyi köpüren ve iyi temizleyen bir şampuan üretmenin temelinde yenilikçi kimya anlayışı yatıyor. Bugüne kadar en yaygın kullanılan şeker bazlı yüzey aktif maddeler, alkil poliglukosidlerdi. Yeni nesil GlucoTain® ürünler ise N-metil glukamidler adı verilen yeni bir yüzey aktif sınıfı oluşturuyor. Doğal maddelerden elde edilen bu yüzey aktifin geliştirilmesi sırasında ağırlıkla ürünün kıvam kazanmasını, yoğun köpük oluşturmasını, uygulamadan sonra saçın ve cildin nemlenip beslenmesini sağlayan alkil grubunun (karbon atomlarından oluşan bir zincir) uzatılması üzerine odaklandı. Önceki ürünlere kıyasla daha uzun zincirli versiyonları da bulunan GlucoTain® ürünleri, bu şekilde daha fazla kıvam sağlıyor, daha iyi köpürüyor ve cilde ferahlık, tazelik hissi veriyor. Ayrıca geride kalıntı bırakmıyor ve formüle kötü koku da vermiyor. Dünyanın önde gelen özel kimyasal maddeler üreticisi Clariant, İsviçre’nin Basel kenti yakınlarındaki Muttenz’de yer almaktadır. 2017 yıl sonu itibariyle 18.135 kişiye istihdam sağlayan Clariant, 2017 mali yılında, devam eden faaliyetlerinden 6.377 milyar CHF satış kaydetmiştir. Şirket, Bakım Kimyasalları, Kataliz & Enerji, Doğal Kaynaklar Plastik & Kaplama olarak dört ana alanda faaliyet göstermektedir. Clariant’ın kurumsal stratejisi beş ilkeye dayalıdır: karlılığın artırılması, portföyün yeniden konumlandırılması, sürdürülebilirlikle değer katma, inovasyon ve Ar-Ge’nin canlandırılması ve büyümenin artırılması. #clariant, #gelecek, #yenilikçi